Hollanda Genelkurmay Başkanı'ndan NATO Zirvesi ve Türkiye Vurgusu
Hollanda Genelkurmay Başkanı Onno Eichelsheim, yaklaşan NATO Zirvesi öncesinde Türkiye'nin rolüne ve savunma harcamalarına dikkat çekti. Eichelsheim, İttifak'ın geleceğine dair 'NATO 3.0' vizyonunu ve Türkiye'nin bu vizyondaki önemini değerlendirdi.

Hollanda Genelkurmay Başkanı Onno Eichelsheim, 7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde Ankara'ya yaptığı ziyaret sırasında önemli açıklamalarda bulundu. Eichelsheim, zirveden en önemli beklentisinin, üye ülkelerin savunma harcamalarını gayri safi yurt içi hasılalarının yüzde 3,5'ine çıkarma taahhüdünü yerine getirmeleri olduğunu belirtti. Hollanda'nın bu hedefe ulaşma konusundaki hazırlıklarını örnek gösteren Eichelsheim, ülkesinin NATO için savunma harcamalarını gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 5'ine çıkarma niyetini içeren bir 'Beyaz Kitap' hazırladığını duyurdu.
Genelkurmay Başkanı Eichelsheim, bir diğer kritik konunun ise Avrupa ülkelerinin, ABD'nin İttifak'tan çektiği askeri kabiliyetlerin yerini doldurmak üzere NATO içinde daha fazla sorumluluk alması olduğunu vurguladı. Bu durumun, Avrupalı müttefiklerin İttifak'a olan bağlılığını ve katkısını göstermesi açısından tarihi bir dönüm noktası olabileceğini ifade etti.
NATO Zirvesi'nden Beklentiler ve Avrupa'nın Sorumluluğu
Eichelsheim, Ankara'daki temasları sırasında yaptığı değerlendirmelerde, NATO Zirvesi'nden üç temel beklentisini sıraladı. İlk olarak, İttifak'ın kararlılığını ve birliğini dış dünyaya güçlü bir şekilde göstermesi gerektiğini belirtti. İkinci olarak, geçen yıl alınan savunma harcaması artışı taahhüdünün üyeler tarafından hayata geçirildiğinin somut olarak ortaya konulması gerektiğini söyledi. Üçüncü ve son beklentisi ise, Rusya-Ukrayna savaşına barışçıl bir çözüm yolu bulunması ve İran-İsrail-ABD arasındaki gerilime yönelik bir çözüm mekanizması geliştirilmesiydi. Bu konuların küresel istikrar açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma eğilimine de değinen Eichelsheim, İttifak'ın ABD'ye olan ihtiyacını kabul etmekle birlikte, Avrupalı ülkelerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Avrupa'nın, ABD'nin geri çektiği unsurların yarattığı boşluğu doldurabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirten Eichelsheim, bu konuda savunma sanayisinin geliştirilmesinin önemine işaret etti. Türkiye'nin bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu gözlemlediğini, ancak Avrupa savunma sanayisinin de gelişimini sürdürmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
'NATO 3.0' Vizyonu ve Türkiye'nin Rolü
Hollanda Genelkurmay Başkanı, NATO'nun Ankara Zirvesi'nde somutlaşması beklenen yeni vizyonunu 'NATO 3.0' olarak tanımladı. Bu vizyonun temel unsurlarını açıklayan Eichelsheim, şunları söyledi:
- Dayanıklı Toplumlar ve Savunma Sanayii: Savaş durumunda hızla harekete geçebilecek, dirençli toplumlara ve savunma sanayilerine sahip olmak. Caydırıcılığın sağlanabilmesi için hem toplumsal hem de endüstriyel dayanıklılığın şart olduğunu belirtti.
- Yüzde 3,5 Savunma Harcaması Taahhüdü: Bu hedefin sadece yüksek maliyetli ve ileri teknoloji sistemlerle değil, aynı zamanda düşük maliyetli ve hafif kabiliyetlerle de desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Hafif insansız hava araçları ve önleyici sistemlere yatırım yapılmasının önemine değindi.
Eichelsheim, bu yeni vizyonda Türkiye'nin stratejik önemine de dikkat çekti. Türkiye'nin, coğrafi konumu itibarıyla İttifak'ın güneydoğu kanadının güvenliğini sağlayan kilit bir ülke olduğunu belirtti. NATO'nun ikinci en büyük ordusuna sahip Türkiye'nin, ABD'nin bazı kabiliyetlerini çekmesiyle ortaya çıkabilecek boşlukların doldurulmasında kritik bir rol üstleneceğini ifade etti. Türkiye'nin sadece kendi bölgesinde değil, NATO'nun diğer bölgelerinde de sorumluluk almaya istekli olduğunu gözlemlediğini sözlerine ekledi.
Ankara'daki temaslarının verimli geçtiğini belirten Eichelsheim, Türkiye ile ortak tatbikatların artırılması, Ukrayna savaşından çıkarılan derslerin paylaşılması, geleceğin savaşlarına hazırlık ve savunma akademileri arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi gibi alanlarda ortak çalışmalara devam etme hedeflerini paylaştı. Türk savunma sanayisinin mevcut yeteneklerinden etkilendiğini ve bu alanda önemli işbirliği fırsatları gördüğünü de sözlerine ekledi.



