Hasan Öztürk'ten Çarpıcı Yazı: Gülen ve Levent Arasındaki Benzerlik
Haber7 yazarı Hasan Öztürk, Fetullah Gülen ile Haluk Levent arasındaki zihniyet benzerliğini darbımesellerle anlattı. İki ismin de insanların güven ve yardım duygularını nasıl sömürdüğünü çarpıcı bir dille ele aldı.

Haber7 yazarı Hasan Öztürk, kaleme aldığı yazısında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile şarkıcı Haluk Levent arasındaki 'zihniyet benzerliğine' dikkat çekti. Öztürk, her iki ismin de toplumsal güven ve yardımlaşma duygularını nasıl zedelediğini iki tarihi darbımesel üzerinden okuyucularına aktardı.
Yazısında Gülen'in dindarlar arasındaki güven duygusunu yok eden hainliğini, Haluk Levent'in ise Erdoğan'a muhalefet eden kesimin duygularıyla oynayarak onların güvenini sarstığını belirten Öztürk, bu durumun her kesimden insanın yardımlaşma ve itimat duygusunu zedelediğini vurguladı.
Derviş Hırkası Metaforu ve Güvenin Zedelenmesi
Öztürk, ilk olarak Hazreti Süleyman'a atfedilen bir hikayeyi paylaştı. Hikayeye göre, derviş hırkası giymiş bir adamın yerde yemlenen serçeye yaklaşması ve serçenin kaçmaması üzerine onu yakalamak istemesiyle kanadının kırılması anlatılıyor. Hazreti Süleyman'ın adamın kolunun kırılması yönünde karar verdiği ancak serçenin araya girerek, asıl sorunun adamın üzerindeki derviş hırkası olduğunu belirtmesiyle olayın farklı bir boyuta taşındığını aktardı. Serçe, hırkanın çıkarılmasını talep ederek, bir daha kimsenin kıyafetinden dolayı kandırılmamasını ve başka serçelerin de zarar görmemesini istemiş.
Yazar, bu hikayeyi FETÖ elebaşı Fetullah Gülen örneğiyle ilişkilendirerek, "FETÖ ele başının üzerindeki derviş hırkası çıkartılıp atıldığında altından nasıl bir hani, narsist ve katil çıktığına şahitlik ettik, hatırlayın!" ifadelerini kullandı. Gülen'in dini kisvesinin ardındaki gerçek yüzünün ortaya çıkmasıyla insanların dini duygulara olan güveninin sarsıldığını belirtti.
Çöl Hikayesi ve İtimat Duygusunun Yıkımı
İkinci olarak bir çöl hikayesine yer veren Öztürk, uçsuz bucaksız bir çölde yol alan bir atlı ile yardım isteyen susuz bir adamın karşılaşmasını anlattı. Atlı, merhamet ederek susuz adama su vermek için eğildiğinde, adamın hançerle atlıyı öldürdüğünü aktardı. Ölüm döşeğindeki atlı, adama ihanet ettiğini ve bu olayın başkalarına anlatılmamasını istediğini, aksi takdirde çölde susuz kalan kimseye kimsenin yardım etmeyeceğini söyledi.
Bu hikayeyi Haluk Levent ile ilişkilendiren Öztürk, "İtibar duygusunu sömürüp, insanların merhamet duygularını kaşıyıp onlardan aldığı paraları kumarda, borsada, bahiste 'iç' eden bir Haluk Levent’in neyi tahrip ettiğini anladınız mı şimdi!" diyerek Levent'in insanların güvenini kötüye kullandığını savundu. Levent'in dini duyguları değil, Atatürkçülük, laiklik gibi değerleri ve Erdoğan düşmanlığını kullanarak insanları sömürdüğünü iddia etti.
Her iki ismin de sonuç olarak insanların duygularını ve itimat, güven duygularını erozyona uğrattığını belirten Öztürk, bu durumun onları adeta 'ikiz' gibi gösterdiğini ifade etti.


