Son Dakika

Hasan Hüseyin Sucu'nun Mirası İçin Alacaklılara Davet İlanı

İstanbul Anadolu 21. Sulh Hukuk Mahkemesi, mirasçıları tarafından reddedilen Hasan Hüseyin Sucu'nun terekesinin basit tasfiyesi için alacaklılara çağrıda bulundu.

Kaan U.1 dakika okuma1 görüntülenme
İstanbul Anadolu 21. Sulh Hukuk Mahkemesi logosu veya binası.
İstanbul Anadolu 21. Sulh Hukuk Mahkemesi logosu veya binası.
Paylaş:

İstanbul Anadolu 21. Sulh Hukuk Mahkemesi, vefat eden Hasan Hüseyin Sucu'nun mirasının tasfiyesiyle ilgili önemli bir ilan yayımladı. Mirasçıları tarafından reddedilen Sucu'nun terekesi, Türk Medeni Kanunu (TMK) ve İcra ve İflas Kanunu (İİK) uyarınca basit usulde tasfiyeye konuldu. Bu kapsamda, muristen alacaklı olanlar ile borçlu olanların yanı sıra, murisin mallarını elinde bulunduranlar için belirli süreler ve yükümlülükler getirildi.

Alacaklılara ve Malları Elde Bulunduranlara Çağrı

İstanbul Anadolu 21. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/32 Tereke numaralı dosyasına göre, 14 Ocak 2025 tarihinde vefat eden ve mirasçıları tarafından mirası reddedilen Hasan Hüseyin Sucu'nun mal varlığının tasfiyesi süreci başladı. Tasfiyenin açıldığı 1 Aralık 2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, muristen alacaklı olan kişilerin 30 gün içinde alacaklarını kaydettirmeleri ve ilgili belgeleri (senet, defter gibi) asıl veya onaylı örnekleriyle birlikte mahkemeye sunmaları gerekiyor. Aynı süre içinde, taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde hak iddia edenlerin de istihkak iddialarını bildirmeleri isteniyor.

Borçlular ve Malları Saklayanlar İçin Yükümlülükler

Hasan Hüseyin Sucu'ya borcu olan kişilerin de ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde kendilerini ve borçlu oldukları kişileri bildirmeleri gerekiyor. Bu yükümlülüğe uyulmaması durumunda, İcra ve İflas Kanunu'nun 336. maddesi gereğince cezai sorumluluk doğabileceği belirtildi. Ayrıca, murisin mallarını herhangi bir şekilde elinde bulunduran kişilerin de, kanuni hakları saklı kalmak kaydıyla, bu malları aynı 30 günlük süre içerisinde Sulh Hukuk Mahkemesi'ne teslim etmeleri gerektiği vurgulandı. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, geçerli bir mazeret sunulmadığı takdirde cezai sorumluluğun yanı sıra rüçhan haklarından mahrum kalma durumuyla karşılaşılabileceği ifade edildi. Bu hususlar, İİK'nın 166, 180, 228 ve 220. maddeleri uyarınca ilanen tebliğ edildi.

Paylaş: