Haluk Levent ve AHBAP Soruşturması: 'Asrın Dolandırıcılığı' İddiaları ve Yankıları
6 Şubat depremleri sonrası AHBAP Derneği ve Haluk Levent'in bağış toplama faaliyetleri mercek altına alındı. Soruşturma kapsamında Haluk Levent'in de aralarında bulunduğu 13 kişi tutuklandı. Gazeteciler ve hukukçular yaşananları değerlendirdi.

6 Şubat 2023'te yaşanan ve "asrın felaketi" olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından başlatılan bağış kampanyalarıyla ilgili olarak şarkıcı Haluk Levent ve kurucusu olduğu AHBAP Derneği hakkında yürütülen soruşturmada önemli gelişmeler yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarına yönelik operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında Haluk Levent'in de bulunduğu 13 şüpheli tutuklandı.
AHBAP Bağışları Üzerinden Yürütülen Soruşturma Detayları
Soruşturma, AHBAP Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiası üzerine başlatıldı. Mahkeme, Haluk Levent hakkında tutuklama talebinde bulunurken, bu talebin gerekçeleri arasında 2023 deprem yardımlarının şeffaf ve denetlenebilir şekilde yönetilmediğine dair kuvvetli şüpheler, derneğin mal varlığının azaltıldığı ve taşınmazlarının elden çıkarıldığına dair somut tespitler, kaçma ve delil karartma ihtimali ile şüphelinin ekonomik durumu ile MASAK raporundaki tespitlerin bu şüpheyi desteklemesi gösterildi. Bağış ve harcamalara ilişkin MASAK incelemesi ve delil toplama çalışmalarının sürdüğü belirtildi.
Yazarlar Haluk Levent ve AHBAP Soruşturmasını Değerlendiriyor
Yaşanan gelişmelerin ardından gazeteci ve yazarlar da konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazeteci Ahmet Hakan, deprem döneminde bazı kesimlerin devleti hedef alarak AHBAP'ı öne çıkardığını hatırlatarak, kamuoyundaki "şoktayız", "şaşkınız" gibi ifadelerin gerçeği yansıtmadığını savundu. Hakan, Haluk Levent'i "müthiş bir manipülatör", "dolandırmadan duramayan bir hasta" ve "profesyonel bir dolandırıcı" olarak nitelendirdi. Avukat Ece Güner'in, Haluk Levent'e "acındırma" taktikleriyle 1 milyon 570 bin dolar karşılığı TL borç verdiğini belirten Hakan, bunun Levent'in dolandırıcılıktaki profesyonelliğinin kanıtı olduğunu ifade etti. İş insanı Hüseyin Başaran'ın, Haluk Levent'in 60 milyon dolarlık 22 gayrimenkulüne çöktüğü yönündeki iddialarına da değinen Hakan, bu konuda şüpheci yaklaşarak Başaran'ın da araştırılması gerektiğini belirtti.
Gazeteci Abdulkadir Selvi ise Haluk Levent'in dernek gelirlerini şahsi işlerinde kullandığı iddialarına dikkat çekerek, yaşanan sürecin toplumun yardımseverlik duygularına zarar verdiğini vurguladı. Selvi, Haluk Levent'in "Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım" itirafını hatırlatarak, bunun usulsüzlük değil yolsuzluk olduğunu belirtti. Selvi, Levent'in Başaran Holding ile yaptığı işlemlerde "iki cambaz bir ipte oynamaya kalkışmış" ve Levent'in daha usta bir cambaz olduğu için Başaran'ları dolandırdığı yorumunu yaptı. Selvi, en büyük zararın milletin yardımlaşma duygusunun sömürülmesi olduğunu belirterek, "Sen çok büyük bir kötülük yaptın. Milletimizin yardımlaşma duygusunu yıktın" dedi. Deprem döneminde devletin çalışmalarını karalamak için AHBAP'ın öne çıkarıldığını savunan Selvi, "Dolandırıcıdan kahraman yarattınız, kahramanınız kumar masasında patladı" ifadelerini kullandı.
Sabah yazarı Haşmet Babaoğlu da bağışçıların tutumunu eleştirerek, "Bir kere olsun, dürüst olun! Bir kez olsun, 'Bile isteye b.k yedik' deyin" çağrısı yaptı. Babaoğlu, toplanan paraların büyük bir kısmının bahis kuponlarına gittiğini iddia ederek, "Kumara harcananlar dışında kalan miktar nerede duruyor, kimler yiyor sorusu da çok can yakıcı" diye sordu.
Fondaş medya, sözde gazeteciler ve ünlüler ise yaşananların ardından panik içinde oldukları belirtilirken, daha önce devleti eleştirerek AHBAP'ı işaret eden isimlerin gerçeklerin ortaya çıkmasıyla geri adım attığı ve "yüzsüzlük" sergilediği iddia edildi. Gazeteci Fatih Altaylı'nın, Haluk Levent'ten hesap sorulması gerektiğini savunanlara kızarken, skandal patlayınca "defalarca uyarmıştım" savunmasına sığınması ve suç duyurusunda bulunmaması dikkat çekti.



