Goldman Sachs'tan Alüminyum Fiyatları İçin Güncelleme: Üretim ve Arz Dengeleri Mercek Altında
Goldman Sachs, Orta Doğu'daki üretim toparlanmasının yavaşlaması ve arz açığı beklentisiyle alüminyum fiyat tahminlerini yukarı yönlü revize etti. Yeni öngörüler 2026 ve 2027 yılları için dikkat çekiyor.

Uluslararası finans kuruluşu Goldman Sachs, Londra Metal Borsası'nda (LME) işlem gören alüminyum için fiyat beklentilerini yukarı yönlü güncelledi. Banka, 2026'nın üçüncü çeyreği ve 2027 yılına ilişkin ortalama fiyat tahminlerini artırarak, piyasalarda önemli bir gelişmeye imza attı.
Alüminyum Fiyat Tahminlerinde Yükseliş
Goldman Sachs'ın yeni projeksiyonlarına göre, alüminyumun 2026 üçüncü çeyrekteki ortalama fiyatı ton başına 3.300 dolara, 2027 yılı ortalama fiyatı ise 2.950 dolara yükselecek. Bu rakamlar, daha önceki tahminlerde sırasıyla 3.200 dolar ve 2.750 dolar olarak belirlenmişti. Fiyat beklentilerindeki bu artışın temel nedenleri arasında, Orta Doğu'daki alüminyum üretiminin beklenenden daha yavaş bir hızla toparlanacağı öngörüsü yer alıyor.
Banka, İran ile yapılan anlaşma sonrası Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılma ihtimali bulunsa da, hasar gören üretim tesislerinin tam kapasiteye ulaşmasının zaman alacağını ve bu durumun üretim artışını sınırlayacağını belirtti. Bu yavaş toparlanma beklentisi, küresel alüminyum piyasasındaki arz dengelerini de etkiliyor.
Arz Açığı ve Denge Revizyonları
Goldman Sachs, küresel alüminyum piyasasındaki arz ve talep dengelerine ilişkin tahminlerini de güncelledi. Yeni öngörülere göre, 2026 yılında piyasada 720 bin tonluk bir arz açığı bekleniyor. Bu rakam, önceki tahminlerde 570 bin ton olarak öngörülüyordu. 2027 yılı için ise 590 bin tonluk bir arz fazlası tahmin ediliyor; bu da önceki 1,3 milyon tonluk fazlası beklentisine göre önemli bir düşüş anlamına geliyor.
Raporda, Orta Doğu'daki arz toparlanmasına ilişkin risklerin çift yönlü olduğu vurgulandı. Üretimde daha yavaş bir toparlanma yaşanması durumunda fiyatların 3.250 dolar civarında seyredebileceği, ancak hızlı bir üretim artışının arz fazlasını büyüterek fiyatları 2.750 dolara kadar indirebileceği de belirtildi. Bu durum, piyasadaki belirsizliklerin devam ettiğini gösteriyor.
Küresel Ekonomik Faktörlerin Etkisi
Alüminyum fiyatlarındaki bu güncellemeler, küresel ekonomik gelişmeler ve para politikalarından bağımsız değil. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikalarına ilişkin beklentiler, endüstriyel metaller üzerinde baskı oluşturuyor. Fed yetkililerinin faiz artırımlarına kapı aralayabilecek açıklamaları, ekonomik büyümeye duyarlı emtia grubunda talep görünümünü zayıflatıyor.
Uzmanlar, yüksek faiz ortamının ithalat maliyetlerini artırarak küresel talep iştahını sınırladığını belirtiyor. Bu durum, bakır gibi diğer sanayi metallerinin fiyatlarında da düşüşlere neden oluyor. Bakır vadeli kontratları, bu beklentiler doğrultusunda haftanın son işlem gününde ton başına 13.617 dolara geriledi.
Orta Doğu'daki barış sürecine yönelik adımlar piyasaları kısmen desteklese de, bölgedeki gelişmelerin enerji ve lojistik maliyetleri üzerinden emtia fiyatlarını etkilemeye devam ettiği gözlemleniyor. Brent petroldeki sınırlı geri çekilmeler de bu belirsizliklerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Diğer yandan, Londra Metal Borsası'nda alüminyum fiyatları haftanın başındaki düşüşün ardından toparlanarak yüzde 0,46 artışla 3.042 dolar seviyesine yükseldi. Analistler, Orta Doğu'daki gerilimlerin arz zincirinde yarattığı aksamalar ve üretimdeki toparlanmanın yavaş olabileceği öngörüsüyle fiyat tahminlerini yukarı yönlü revize etmeye devam ediyor. Çin'deki tatil nedeniyle Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'nda işlem yapılmaması da küresel likiditeyi geçici olarak azaltan bir faktör olarak öne çıkıyor.


