FETÖ'de Liderin Ölümü Sonrası Derinleşen Ayrılıklar ve Çözülme Sinyalleri
FETÖ elebaşının ölümünün ardından örgütte derinleşen fikir ayrılıkları, mali sorunlar ve tabandaki çözülme işaretleri dikkat çekiyor. Örgütün ABD'deki faaliyetleri de zayıflama eğiliminde.

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in 20 Ekim 2024'te hayatını kaybetmesinin ardından geçen yaklaşık iki yıllık süreçte, örgüt içinde derinleşen fikir ayrılıkları ve iç çekişmeler dikkat çekiyor. Gülen'in ölümünün ardından tabanı bir arada tutma çabaları sonuçsuz kalırken, örgütte önemli bir çözülme yaşandığı gözlemleniyor. Örgüt mensuplarının önemli bir kısmı, elebaşının mezarının da bulunduğu Pensilvanya'daki sözde kampa uğramayı bırakmış durumda.
Örgüt İçinde Yönetim Krizi ve Mali Sorunlar
FETÖ'nün 'Ali Heyet' olarak adlandırdığı yeni yönetimi, tabanda yaşanan çatlaklar nedeniyle güçsüzleşmiş durumda. Elebaşı Gülen'in yeğeni Ebuseleme Gülen ve bazı örgüt üyeleri, 'Ali Heyet'i tanımadıklarını veya örgütle tüm bağlarını kestiklerini açıkça ilan etti. Bu durum, örgütün liderlik krizi yaşadığına işaret ediyor. Örgütün 'kasası ve sır kutusu' olarak bilinen Cevdet Türkyolu'nun mali kaynakları keyfi harcadığı yönündeki iddialar da örgütteki çözülmeyi tetikleyen faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Türkyolu'nun Pensilvanya'daki sözde kampı kendi mülkü gibi kullandığı ve örgüt içindeki etkili isimlerin dahi izni olmadan buraya giremediği yönündeki söylentiler, milyonlarca dolar değerindeki mülkün işlevsiz hale gelmesine neden oluyor. Örgüt üyelerinin kampa giriş çıkışlarının azalması ve Türkyolu'nun kampı müze gibi işletme isteğine karşı çıkanların çevrim içi platformlarda tartışma başlatması, örgüt içindeki rahatsızlığı gözler önüne seriyor.
Ayrıca, örgüt elebaşının 15 Temmuz darbe girişiminden pişmanlık duymadığına dair eleştiriler, örgüt içindeki bazı etkili isimler ve taban mensupları tarafından çeşitli mecralarda dile getiriliyor. Bu kişiler, örgüt üst yönetimini, tabanın yaşadığı sorunlar karşısında sorumluluk almaya çağırıyor. Gülen'in 'mehdi' veya insanüstü özelliklere sahip olduğu yönündeki söylemlere artık inanmadıklarını belirten örgüt üyelerinin varlığı da dikkat çekiyor.
ABD'deki Faaliyetler Zayıfladı, Lobi Etkisi Azaldı
Pensilvanya'daki merkezin hem mali hem de siyasi olarak zayıflaması, FETÖ'nün ABD'nin başkenti Washington'da yürüttüğü lobi faaliyetlerini de olumsuz etkiledi. Özellikle Donald Trump'ın başkanlığı döneminde FETÖ'nün Capitol Hill çevresindeki lobi faaliyetlerinde belirgin bir zayıflama yaşandığı gözlemlendi. ABD'de görülen ticari davalarda FETÖ iltisaklı kuruluşların borçlarını ödemesine hükmedilmesi, örgütün ABD'deki mali ve kurumsal bağlantılarının zayıfladığına işaret eden gelişmeler arasında yer alıyor. 36. NATO Liderler Zirvesi kapsamında Türkiye'yi ziyaret eden ABD Başkanı Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakın ilişkisi de FETÖ'nün Washington'daki lobi faaliyetlerinin etkisini azaltan bir diğer faktör olarak değerlendiriliyor.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye'de yeniden yapılanma imkanları büyük ölçüde ortadan kalkmış olsa da FETÖ'nün Türkiye'ye yönelik planlarını sürdürdüğü, örgüt evlerini ayakta tutmaya ve esnaf yapılanmasını yeniden oluşturmaya çalıştığı düşünülüyor. Darbe girişiminin üzerinden geçen yıllara rağmen, internet ortamında paylaşılan görsel propaganda içerikleri ve örgütten maddi kazanç sağladığı iddia edilen sosyal medya hesaplarının paylaşımları, FETÖ'nün Türkiye hedeflerinden vazgeçmediğini gösteriyor. Geçmişte FETÖ'nün medya kuruluşlarında görev yapmış bazı isimlerin iç siyasete yönelik yönlendirici içerikler üretmesi de bu değerlendirmeleri güçlendiriyor.
Ayrılan Gruplar ve Yurtdışı Yapılanması
Örgütten ayrılan bazı gruplar, internet ve sosyal medya üzerinden oluşturdukları platformlar aracılığıyla örgüte karşı muhalefet yürütüyor. 'Yeni Herkül' adıyla ortaya çıkan bir oluşum, FETÖ ile tüm bağlarını kopardığını duyurarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal düzenine ve millet iradesine yönelik her türlü girişimi reddettiğini belirtti. Bu grup, düzenli çevrim içi toplantılarla ilgili konuları takipçileriyle tartışıyor.
Darbe girişiminin ardından Türkiye'de barınamayan aktif örgüt mensuplarının yurt dışına kaçmasıyla FETÖ'nün özellikle Avrupa ve Amerika kıtasındaki görünürlüğü arttı. Almanya, İngiltere, İsveç gibi Avrupa ülkeleri ile ABD, Kanada ve Güney Amerika ülkeleri, FETÖ mensuplarının yoğun olarak tercih ettiği yerler arasında bulunuyor. ABD'deki açık sınır politikalarının, Türkiye'den kaçmak isteyen çok sayıda FETÖ üyesine fırsat sunduğu belirtiliyor.
Örgüt, ABD'ye gelen yeni üyelerini süpermarket, restoran ve doğal taş gibi sektörlere yatırım yapmaya yönlendirerek Türk-Amerikan toplumu içinde ticari etkinliğini artırmaya çalışıyor. New York, New Jersey ve Pensilvanya gibi Türk nüfusunun yoğun olduğu eyaletlerde FETÖ bağlantılı girişimcilerin sayısında artış gözlemlendi. Örgütün, paravan şirketler aracılığıyla Türkiye ile ithalat ve ihracat faaliyetlerini sürdürdüğü de çeşitli kaynaklarca dile getiriliyor. Mali kaynaklarının önemli bölümünü kaybeden FETÖ, geçmişte üye temininde kullandığı dini ve kültürel faaliyetlerde daha düşük profilli bir görünüm sergilese de, esnaf ve iş insanları yapılanması üzerinden kimliğini arka planda tutarak etki alanını genişletmeye ve yurt dışındaki Türk diasporası üzerinde ekonomik etkinliğini artırmaya hedefliyor.



