FETÖ'nün Kökleri ve 60 Yıllık Sinsi Yükselişi: Vaizlikten Darbe Girişimine Uzanan Yol
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 1960'lardan bu yana süregelen yapılanması, vaizlikten başlayarak devlet içine sızma, kumpaslar kurma ve nihayetinde 15 Temmuz darbe girişimine uzanan kirli tarihi aydınlatılıyor. Örgütün kuruluşundan bugüne izlediği stratejiler ve kullandığı yöntemler mercek altına alınıyor.

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), temelleri 1960'lı yıllarda İzmir'in Kestanepazarı semtinde atılan ve 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimiyle zirveye ulaşan sinsi bir yapılanma sürecini takip etti. Örgütün lideri Fetullah Gülen, 1966'dan itibaren Kestanepazarı Camii'nde vaizlik yapmaya başlayarak çevresinde bir kitle oluşturdu. Bu dönemde devlet içinde sinsice örgütlenmeye başlayan yapı, özellikle 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) gibi kritik kurumların içine sızma çabalarını yoğunlaştırdı.
Örgütün geçmişi incelendiğinde, 28 Şubat 1997 postmodern darbesini de desteklediği ve bu süreçte açtığı okul ve dershaneleri dini istismar aracı olarak kullandığı görülüyor. Fetullah Gülen hakkında 19 Mart 1999'da terör örgütü kurma suçlamasıyla soruşturma başlatılmasının ardından iki gün sonra ABD'ye kaçtı. Bu kaçışın ardından FETÖ, ABD'den Türkiye'deki kurumlara yerleştirdiği militanlarıyla siyasilere yönelik kumpaslar kurmaya devam etti.
Örgütün Kuruluş Yılları ve İlk Yapılanması
1941'de Erzurum'un Pasinler ilçesinde doğan Fetullah Gülen, 1959'dan itibaren çeşitli illerde imam ve vaiz olarak görev yaptı. 1966'da İzmir Kestanepazarı'nda örgütün çekirdek kadrosunu oluşturduğu belirtiliyor. Bu çekirdek kadroda Mustafa Özcan, Abdullah Aymaz, İsmail Büyükçelebi, Cevdet Türkyolu ve İlhan İşbilen gibi isimler yer aldı. Örgüt, faaliyetlerini yürütmek için özellikle okullar ve yurtları hedef alarak gençleri bünyesine katmayı amaçladı. Medyada ise 1979'da kurulan Sızıntı dergisi aracılığıyla yer edinmeye başlayan örgüt, Gülen'in başyazılarıyla kamuoyuna bakış açısını duyururken, aynı zamanda şifreli mesajlarla militanlarına seslendi.
12 Eylül Darbesi Sonrası TSK'ya Sızma Girişimleri
Fetullah Gülen'in 12 Eylül 1980 askeri darbesine verdiği destek, örgütün TSK içindeki yapılanmasını hızlandırmasına olanak tanıdı. Darbeden kısa bir süre sonra Sızıntı Dergisi'nde yayımlanan bir yazıyla darbecilere selam durduğu belirtilen Gülen'in, darbe sonrası arananlar listesinde olmasına rağmen yakalanamadığı ve korunduğu ifade ediliyor. Bu süreçte Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren'in darbesinin FETÖ'nün önünü açtığı ve ordudaki örgütlenmesini yoğunlaştırdığı öne sürülüyor.
Eğitim Kurumları Üzerinden Yapılanma ve Holdingleşme
Örgüt, insan kaynağı oluşturmak amacıyla dershane ve özel okullar açtı. 1983'te İzmir'de Yamanlar Koleji, 1985'te FEM Dershaneleri, 1989'da Körfez Dershaneleri ve 1994'te Anafen Dershaneleri gibi kurumlar faaliyete geçti. Bu kurumlar aracılığıyla ele geçirilen soruların militanlara ulaştırıldığı ve askeri okullar ile üniversitelerin önemli bölümlerine yerleştirildikleri iddia ediliyor.
FETÖ'nün ticari yapılanmasının ana omurgasını oluşturan Kaynak Holding, 1979'da kuruldu ve bünyesinde on binden fazla çalışanı ve 86 şirketi barındırdı. Holding bünyesinde Sızıntı dergisinin yanı sıra 1986'da Zaman Gazetesi, 1994'te ise Cihan Haber Ajansı kuruldu. Bu medya organları aracılığıyla örgütün kumpas girişimlerinin haberleştirildiği ve medya patronlarının tehdit edilerek kontrol altına alındığı öne sürülüyor. Ayrıca NT mağazaları, Sürat Kargo, lojistik, kurye ve sigorta şirketleri gibi çeşitli alanlarda da faaliyet gösterildiği belirtiliyor.
28 Şubat Süreci ve Etkileri
Gülen'in 28 Şubat 1997 postmodern darbesini de desteklediği ve bu süreçte Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarını savunduğu belirtiliyor. Refah Yol Hükümeti'nin iktidardan düşürülmesi için açıklamalarda bulunduğu ifade edilen Gülen'in, darbecilerin MGK kararlarını destekleyenlere sevap vereceği yönündeki açıklamaları gündeme getiriliyor. Ayrıca, 28 Şubat sürecinde başörtülü öğrencilerin üniversiteye girebilmeleri için başlarını açmaları gerektiği yönündeki ifadeleri de tepki çekmişti. Bu süreçte İslami duyarlılığa sahip vakıf ve derneklerin kapatılmasına karşın FETÖ'ye ait okullara dokunulmadığı, hatta dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya ve ekibinin kurduğu Batı Çalışma Grubu'nun (BÇG) namaz kılan ve eşi başörtülü askerleri fişleyerek TSK'dan ihraç ettiği, ancak FETÖ mensuplarına dokunulmadığı iddia ediliyor.
ABD'ye Kaçış ve Kumpaslar
Ankara DGM Başsavcılığı'nın 19 Mart 1999'da Fetullah Gülen hakkında yasa dışı örgüt kurmak suçlamasıyla soruşturma başlatmasının ardından, Gülen'in iki gün sonra dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in desteğiyle ABD'ye kaçtığı belirtiliyor. ABD'ye yerleştikten sonra tam bir Neo-Gladyo örgütlenmesi haline gelen FETÖ'nün, Türkiye'deki kurumlara yerleştirdiği militanlarıyla siyasilere kumpaslar kurduğu ve 15 Temmuz darbe girişimini gerçekleştirdiği ifade ediliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde FETÖ'ye karşı erken uyarıda bulunduğu ve örgütün tehlikesini önceden tespit ettiği hatırlatılıyor.
