Ermenistan'da Kritik Seçim: Türkiye'nin Bölgesel Bağlantıları Tehlikede Mi?
Ermenistan'da Pazar günü yapılacak parlamento seçimleri, sadece ülkenin iç siyasetini değil, Türkiye'nin de dahil olduğu bölgesel bağlantıları ve jeopolitik dengeleri yakından ilgilendiriyor. Seçim sonuçları, Orta Koridor'un geleceğini ve Türk dünyasıyla entegrasyonu etkileyebilir.

Ermenistan, Pazar günü yapılacak parlamento seçimleriyle yeni bir dönemece giriyor. Başbakan Nikol Paşinyan'ın 2018'de göreve gelmesinden bu yana üçüncü kez sandık başına gidecek olan ülkede, 17 siyasi parti ve iki ittifak yarışacak. Bu seçimler, sadece Ermenistan'ın iç siyasi dengeleri açısından değil, aynı zamanda bölge ülkeleri, ABD, Rusya ve Avrupa Birliği gibi küresel aktörler için de büyük önem taşıyor.
Sakarya Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Selvi, Ermenistan'daki seçimlerin bölgesel ve küresel yansımalarını değerlendirerek, Nikol Paşinyan yönetiminin izlediği politikaların önemine dikkat çekti. Paşinyan'ın iktidara gelirken eski 'Karabağ klanı' olarak bilinen siyasi yapıya karşı mücadele verdiğini belirten Selvi, bu klanın Ermenistan'ın Kafkasya'daki çatışmacı ve soykırım iddialarını sürdüren politikalarının temelini oluşturduğunu ifade etti. Paşinyan'ın ise daha rasyonel ve barış odaklı bir politika benimsediğini vurguladı.
PAŞİNYAN'IN RASYONEL POLİTİKASI
Prof. Dr. Selvi, Paşinyan'ın ekonomik kalkınmayı ve komşularla barışı önceliklendiren bir yaklaşım sergilediğini söyledi. 44 günlük Karabağ Savaşları'nda Azerbaycan'ın topraklarının önemli bir kısmını geri alması ve Paşinyan'ın bu durumu kabullenmesi, onun pragmatik siyasetinin bir göstergesi olarak yorumlandı. Paşinyan'ın, diaspora tarafından desteklenen ve Ermenistan'ın tarihi toprak iddialarını sürdürmeye çalışan muhalefete karşı, halkın refahını ve ülkenin gerçeklerini ön plana çıkaran açıklamaları dikkat çekmişti. Selvi, Paşinyan'ın, 'Batı Ermenistan' olarak adlandırılan Doğu Anadolu bölgelerinin alınmasının gerçekçi olmadığını ve bu bölgelere yerleşecek Ermeni nüfusu temin etmenin imkansızlığını vurgulayan söylemlerinin muhalefeti karşısına aldığını belirtti.
BATI MI, RUSYA MI?
Ermenistan'ın Pazar günkü seçimlerinin, ülkenin gelecekteki stratejik yönelimini belirleyecek bir kırılma noktası olduğunu belirten Selvi, asıl sorunun 'Ermenistan yüzünü Batı'ya mı dönecek, yoksa Rusya'ya mı dönecek?' şeklinde özetlenebileceğini kaydetti. 2018 ve 2021'deki erken seçimlerin ardından ilk kez normal bir seçim süreci yaşanacağına dikkat çekildi.
KOALİSYON İHTİMALİ
Anketlere göre Paşinyan'ın partisi yüzde 30 civarında bir oy potansiyeline sahip olsa da, tek başına iktidar olabilecek bir çoğunluğa ulaşması beklenmiyor. Selvi, Azerbaycan, Türkiye, Avrupa Birliği ve ABD'nin Paşinyan'a destek verdiğini belirterek, seçimin ardından koalisyon hükümetinin kurulma ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etti. İstikrarın sağlanamaması durumunda, ikinci tur sonrası oluşacak bir koalisyonun gündeme gelebileceği öngörülüyor.
TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER VE ORTA KORİDOR
Seçimlerin Türkiye-Ermenistan ilişkileri üzerindeki potansiyel etkileri de değerlendirildi. Paşinyan'ın iktidarda kalması durumunda, Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi ve Kars-Akyaka sınır kapısının açılması gibi adımların atılabileceği belirtildi. Ancak, Rusya yanlısı veya Taşnaksutyun destekli muhalefetin kazanması halinde, Türkiye ile yürütülen diyalog sürecinin tamamen durma riski bulunuyor. Muhalefet, Paşinyan'ı Karabağ'ı Türkiye ve Azerbaycan'a sattığı yönünde eleştiriyor.
Selvi, Nahçıvan üzerinden Türkiye'yi birbirine bağlayacak ulaşım hattının, yani 'Orta Koridor' projesinin hayata geçmesinde Paşinyan'ın iktidarda kalmasının önemini vurguladı. Bu koridorun, Türkiye ile Orta Asya'yı birbirine bağlayarak Türk dünyasıyla olan bağlantıları güçlendireceğini belirtti. Muhalefetin zaferi durumunda ise bu projenin rafa kaldırılabileceği veya çıkmaza girebileceği uyarısında bulundu.
TÜRKİYE'NİN BÖLGESEL BARIŞ İSTEĞİ
Prof. Dr. Haluk Selvi, Türkiye'nin bölgede herhangi bir çatışma yaşanmasını istemediğini ve barışın tesis edilmesinden yana olduğunu vurguladı. Türkiye'nin, Ukrayna benzeri bir kriz ortamının oluşmasını arzu etmediğini belirten Selvi, rasyonel bir Ermenistan yönetiminin, Türkiye, Azerbaycan, Amerika ve Avrupa Birliği için de olumlu bir gelişme olacağını ifade etti. Muhalefetin iktidara gelmesinin, son 4 yılda Karabağ Savaşları sonunda elde edilen kazanımların ve Türkiye-Ermenistan ticari ilişkilerinin sekteye uğraması anlamına gelebileceğini sözlerine ekledi.


