Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan NATO Zirvesi Sonrası Açıklamalar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Ankara Zirvesi'nin ardından yaptığı basın toplantısında, İttifak'ın geleceği, savunma sanayii, terörle mücadele ve bölgesel gelişmeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen NATO Ankara Zirvesi'nin ardından önemli açıklamalarda bulundu. Zirvenin, Avrupa-Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde ortak geleceğe yön verecek nitelikte geçtiğini belirten Erdoğan, Ankara'da daha güçlü bir NATO'nun temellerinin atıldığını söyledi. Konuşmasında, Türkiye'nin ittifak içindeki rolüne, savunma sanayiindeki ilerlemelerine ve bölgesel güvenlik konularına değindi.
NATO'da Adil Yük Paylaşımı ve Savunma Sanayiinde Türkiye'nin Rolü
Zirvede müttefiklerin dayanışma ruhunun ön plana çıktığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin ittifaka katkılarının somutlaştırıldığını ifade etti. Soğuk Savaş sonrası dönemde birçok kriz ve tehditle mücadele ederken yalnız bırakıldığı zamanlar olduğunu ancak buna rağmen savunma harcamaları ve askerî yetenekler açısından ileride olduğunu belirtti. Erdoğan, Türkiye'nin NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olduğunu ve milli güvenliğe yönelik her türlü tehdidi bertaraf edecek kudrete sahip olduğunu söyledi. İttifakın kolektif savunmayı merkeze alan yeni döneminde, adil yük paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını dile getirdi. Bu kapsamda, F-16 uçaklarının ağustos ayından itibaren NATO Hava Polisliği Misyonu çerçevesinde Estonya'da konuşlanacağını duyurdu. Türkiye'nin savunma sanayiindeki atılımına da dikkat çeken Erdoğan, kendi savaş uçağını, tankını, gemilerini ve hava savunma sistemlerini üreten ender müttefiklerden biri olduklarını, insansız hava araçları ve deniz araçlarında ise dünyada üst sıralarda yer aldıklarını kaydetti. Ayrıca, Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi'nin önemine işaret etti. Erdoğan, NATO'nun gereksiz tekrarlardan kaçınması ve Avrupa Birliği savunma girişimlerinin tamamlayıcı olması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye gibi AB üyesi olmayan müttefiklerin de bu süreçlere dahil edilmesinin önemini belirtti. Savunma sanayi ürünlerinin ticaretine yönelik engellerin kaldırılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Bölgesel Tehditler ve Diplomatik Girişimler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörizmin NATO'ya yönelik iki ana tehditten biri olduğunu belirterek, terörle mücadelede müttefiklerin samimi dayanışma içinde olmalarının önemini yineledi. Ukrayna'daki savaşı da ele alan Erdoğan, savaşın bir yıkım makinesine dönüştüğünü ancak çözüm iradesinin korunması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin tarafları bir araya getirmeye hazır olduğunu belirtti. F-35'ler konusuna değinen Erdoğan, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in açıklamalarına sert tepki göstererek, Türkiye'nin F-35 programındaki hakkını ve savunma sanayiindeki yerini vurguladı. Erdoğan, ABD ile ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin Türkiye'nin menfaatine olduğunu ve F-35'lerin teslimiyle ilgili olumlu bir yaklaşım olduğunu ifade etti. 15 Temmuz hain darbe girişimi ve terörle mücadeledeki başarılarına da değinen Erdoğan, Türkiye'nin artık terörsüz bir süreçte olduğunu ve vatandaşların güven içinde yaşadığını belirtti. CAATSA yaptırımları konusunda ise Amerika'nın bir uygulamasının olmadığını, yaptırımların büyük ölçüde kalktığını gözlemlediklerini söyledi. KAAN motorları ve Çelik Kubbe Projesi gibi savunma projelerinde de önemli mesafeler kat edildiğini ve bu projelerin NATO'nun bölgedeki savunmasına katkı sağlayacağını dile getirdi. Türk-Yunan ilişkilerine de değinen Erdoğan, Ege Denizi'ndeki sorunların çözümü konusunda Miçotakis ile aynı düşünceyi paylaştığını ve dışişleri bakanlarının ardından liderler düzeyinde görüşmeler yapmaya hazır olduklarını belirtti. Gazze'deki insani krizi de



