Son Dakika

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan NATO Zirvesi'nde Kritik Konuşma: Savunma Harcamaları ve Küresel Güvenlik Vurgusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde yaptığı konuşmada Türkiye'nin savunma kapasitesini, NATO içindeki konumunu ve küresel güvenlik sınamalarını ele aldı. Savunma harcamalarındaki hedefleri ve savunma sanayisindeki atılımları vurgulayan Erdoğan, İttifak'ın geleceğine dair önemli mesajlar verdi.

Aslı T.3 dakika okuma0 görüntülenme
Cumhurbaşkanı Erdoğan NATO Zirvesi'nde konuşma yaparken
Cumhurbaşkanı Erdoğan NATO Zirvesi'nde konuşma yaparken
Paylaş:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sergi Salonu'nda düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde müttefik liderlere hitap etti. Konuşmasında Türkiye'nin savunma kapasitesini güçlendirme yönündeki kararlılığını ve NATO içindeki stratejik önemini vurgulayan Erdoğan, küresel güvenlik sınamalarına karşı İttifak'ın dayanışmasının altını çizdi.

Konuşmasının ana eksenlerinden biri savunma harcamaları oldu. Erdoğan, Türkiye'nin 2030 yılından önce savunma harcamalarını Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 3,5'ine çıkarma hedefiyle gerekli adımları attığını belirtti. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda şimdiden yüzde 1,5'lik paya ulaşıldığını kaydeden Erdoğan, böylece Lahey'de belirlenen 2035 yılı hedefine 5 yıl önce, yani 2030'da ulaşmayı amaçladıklarını ifade etti.

Savunma Sanayiinde Atılımlar ve Kapasite Vurgusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin asıl başarısının savunma sanayisindeki atılımlar olduğunu vurgulayarak, üretim ve ihracat kapasitesiyle dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girildiğini söyledi. İttifak içinde Türkiye'ye tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını taahhüt edilen süreden 3 yıl önce karşılayacaklarını belirtti. NATO'nun eksikliğini hissettiği hava ve füze savunma kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla Çelik Kubbe projesi için 24 milyar dolarlık ek bütçe ayrıldığı bilgisini paylaştı.

Avrupa'daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerin İttifak'ın hizmetine sunulması gayretinde olduklarını dile getiren Erdoğan, Kosova, Karadeniz ve Baltıklar gibi bölgelerde NATO'nun harekatlarına katkı veren müttefiklerin başında geldiklerini ifade etti. İHA ve SİHA'ların muharebe alanlarındaki başarıyla kullanımına dikkat çeken Erdoğan, öngörülen İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezi'nin NATO'ya akredite edilmesini temenni ettiklerini ve bu merkezin özellikle hava ve deniz dron tehditlerine karşı mukabele kabiliyetini destekleyeceğine inandıklarını kaydetti.

NATO 3.0 Hedefi ve Avrupa'nın Rolü

Erdoğan, NATO'nun 3.0 hedefine en kısa sürede ulaşılması için iki önemli noktaya dikkat çekti. Birincisi, savunma sanayii başta olmak üzere savunma iş birliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılması gerekliliğidir. Savunma Sanayii Formu'nda bu mesajın hem endüstri hem de hükümet yetkilileri tarafından vurgulanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İkincisi ise, Avrupalı müttefiklerin kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenirken, İttifak'ın bütünlüğünü ve transatlantik ilişkileri zayıflatabilecek tasarruflardan kaçınması gerektiğidir. Özellikle Avrupa Birliği üyesi müttefiklere seslenen Erdoğan, Birlik'in güvenlik alanındaki çabalarında azami faydanın, ancak NATO ile gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabileceğini belirtti.

Aklın ve mantığın gerektirdiği bir iş birliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanmasının kaynak israfına ve Avrupa'da istenmeyen suni bir bölünmeye yol açacağını ifade etti. Bu tutumun, Genel Sekreter'in işaret ettiği Transatlantik Savunma Sanayii Altyapısı'na hizmet etmediğinin açık olduğunu söyledi.

Ukrayna ve Bölgesel Güvenlik Mesajları

Ukrayna'daki savaş bağlamında, eski ABD Başkanı Trump'ın barış vizyonunu paylaştığını ve Ukrayna'nın öncelikli ihtiyaç listeleri girişimine desteğini bildirdiğini aktaran Erdoğan, Ukrayna'ya milli envanterden sağlanan askeri desteğe ek olarak Puer El erişimi kapsamında katkıyı sürdüreceklerini belirtti. Ukrayna'yı desteklerken, Rusya'yı da barışa yönlendirecek şekilde iletişim kanallarının kullanıldığını ifade etti.

İran krizi ve Hürmüz Boğazı'ndaki durumla ilgili olarak, sabotaj teşebbüslerine rağmen dostu Trump'ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşıladığını söyledi. Diplomatik çabalara ek olarak, Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazır olduklarını belirtti. Türkiye'yi hedef alan füzelere karşı NATO unsurları tarafından sağlanan destek için Amerika, İspanya, Almanya ve İtalya'ya teşekkürlerini iletti.

İstanbul İşbirliği Girişimi mensubu ortakların zirvede bulunmalarını önemsediğini belirten Erdoğan, Orta Doğu'da kalıcı barışın anahtarının iki devletli çözüm olduğunu bir kez daha vurguladı. Özellikle Gazze ve Lübnan'da sükunetin sağlanması için tüm taraflara görev düştüğünü ifade etti. Son olarak, terörün tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele konusunda tam bir dayanışma içinde olunması gerektiğini hatırlatarak, Ankara Zirvesi'nin hayırlara vesile olmasını diledi ve zirve hazırlıklarında emeği geçenlere teşekkür etti.

Paylaş: