Engelli Araç İthalatında Yeni Dönem: E-Devlet Randevu Sistemi Eylül 2026'da Başlıyor
Ticaret Bakanlığı, engelli bireylerin araç ithalatı işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla e-Devlet üzerinden randevu sistemini Eylül 2026'da hayata geçiriyor. Yeni sistemle süreçlerin daha düzenli ve hızlı ilerlemesi hedefleniyor.

Ticaret Bakanlığı, engelli bireylerin araç ithalatı süreçlerini dijitalleştirmek ve kolaylaştırmak amacıyla önemli bir adım atıyor. Engelli araçlarının ithal işlemleri için e-Devlet üzerinden randevu sisteminin 2026 yılının Eylül ayında uygulamaya konulacağı duyuruldu. Bu yeni sistem, mevcut prosedürlerde yaşanan yoğunluk ve bekleme sürelerini azaltarak işlemleri daha planlı ve verimli hale getirmeyi amaçlıyor.
E-Devlet Randevu Sistemi ile Süreçler Nasıl İşleyecek?
Yeni sistemin devreye girmesiyle birlikte, engelli bireyler veya vekilleri, araç ithalatı için gerekli olan komisyon değerlendirmeleri ve diğer işlemler için e-Devlet platformu üzerinden randevu alabilecekler. Bu dijitalleşme, fiziksel olarak kurumlara başvurma zorunluluğunu ortadan kaldırarak süreci hızlandıracak. Randevu sisteminin getireceği planlama sayesinde, komisyonların değerlendirme süreçleri daha düzenli yürütülecek ve bu da bekleme sürelerinin önemli ölçüde kısalmasına katkı sağlayacak. Bakanlık yetkilileri, sistemin amacının, engelli bireylerin ithal ettikleri araçlara daha hızlı kavuşmalarını sağlamak olduğunu belirtti.
Engelli Araç İthalatında Yeni Dönemin Önemi
Engelli bireylerin özel ihtiyaçlarına yönelik araçların ithalatı, özel prosedürler ve değerlendirmeler gerektiren karmaşık bir süreç olabiliyor. Mevcut durumda bu süreçler, yoğunluk nedeniyle zaman zaman uzun bekleme sürelerine neden olabiliyor. E-Devlet üzerinden alınacak randevularla bu sürecin daha şeffaf ve öngörülebilir hale gelmesi bekleniyor. Sistemin 2026 Eylül ayına kadar tam olarak faaliyete geçecek olması, hem vatandaşların hazırlık yapmasına olanak tanıyacak hem de sistemin olası aksaklıklar giderilerek sorunsuz bir şekilde işlemesini sağlayacak. Bu adım, engelli bireylerin mobilite ihtiyaçlarının daha etkin karşılanmasına yönelik atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.


