Elektrik ve Elektronik Sektöründen Yılın İlk Yarısında Rekor İhracat
Türkiye'nin elektrik ve elektronik sektörü, 2026'nın ilk altı ayında 9,1 milyar dolarlık ihracatla tüm zamanların en yüksek performansını sergiledi. Bu başarıda küresel talep artışı ve ana pazarlara yakınlık etkili oldu.

Türkiye'nin elektrik ve elektronik sektörü, 2026 yılının ilk yarısında kaydettiği 9,1 milyar dolarlık ihracatla tarihi bir rekora imza attı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,8'lik bir artış gösteren sektör, bu performansıyla Türkiye'nin en çok ihracat yapan üçüncü sektörü konumuna yükseldi. Sadece ilk altı ayda elde edilen bu başarı, sektörün yıl sonu hedefine ulaşması konusunda iyimserliği artırdı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye'nin genel ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 3,6 artışla 136,1 milyar dolara ulaşırken, elektrik ve elektronik sektörü bu büyümeye önemli bir katkı sağladı. Haziran ayına özel olarak bakıldığında ise sektörün ihracatı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 30,6'lık dikkat çekici bir artışla 1 milyar 664,6 milyon dolara ulaştı.
Ana Pazarlara Yönelik İhracat Performansı
Elektrik ve elektronik sektörünün yılın ilk yarısındaki dış satımında Birleşik Krallık ilk sırada yer alırken, bu ülkeye yapılan ihracat 901,3 milyon dolar olarak kaydedildi. Almanya 686,9 milyon dolarla ikinci, ABD ise 679,2 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. Polonya (394,6 milyon dolar) ve Ukrayna (364,1 milyon dolar) da önemli ihraç pazarları arasında bulunuyor.
Değer bazında ihracat artışında ise ABD öne çıktı. Sektörün bu ülkeye yaptığı dış satım 197,7 milyon dolar artış gösterdi. Ukrayna 176,7 milyon dolarla ikinci, Polonya ise yaklaşık 126 milyon dolarla üçüncü sırada yer alarak önemli artışlar kaydetti.
Sektörün Güçlü Yönleri ve Gelecek Hedefleri
Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, elde edilen rakamların sektör için önemli bir eşik olduğunu belirtti. Kavaklıoğlu, bu başarının arkasında küresel enerji dönüşümü, yenilenebilir enerji yatırımları, veri merkezleri, elektrifikasyon ve enerji verimliliği gibi alanlardaki artan talebin bulunduğunu vurguladı. Türkiye'nin teknik standartlara uyum kabiliyeti, esnek üretim yapısı, gelişmiş yan sanayisi ve Avrupa gibi ana pazarlara yakınlığının firmalara önemli avantajlar sağladığını ifade etti.
Kavaklıoğlu, kalıcı bir ihracat büyümesi için sadece nominal değerlerin değil, aynı zamanda ihracat miktarının, birim değerin, teknolojik yoğunluğun ve yerli katma değer oranının da artırılması gerektiğini söyledi. Beyaz eşya gibi tüketici talebine duyarlı ürün gruplarının Avrupa'daki zayıf talep ve rekabetçi fiyat politikaları nedeniyle zorlandığını da ekledi.
Sektörün 2026 yılı için belirlediği 19 milyar dolarlık yıl sonu ihracat hedefine ulaşılabilir göründüğünü belirten Kavaklıoğlu, bu başarının reel ve sürdürülebilir bir büyümeye dönüşmesi için üretim ve finansman maliyetlerinin azaltılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve teknolojik üretime odaklanılması gerektiğini vurguladı.
Kavaklıoğlu, ABD pazarını geçici bir sıçrama noktası olarak değil, uzun vadeli ve stratejik bir büyüme alanı olarak gördüklerini, bu pazarda sertifikasyon, Ar-Ge yatırımları ve satış sonrası hizmetlerin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Elektrikli teçhizat ve elektronik ürün imalatının Türkiye'de yaklaşık 300 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığına da dikkat çekildi.



