Elazığ'da 2.5 Milyon TL'ye Alınan Araç Meğer 150 Bin Kilometredeymiş
Elazığ'da yaşayan Tunay Akgül, biriktirdiği tüm parayla 2 milyon 570 bin TL'ye araç satın aldı. Ancak aracın servis kayıtları ortaya çıkınca gerçekler şoke etti.

Elazığ'da yaşayan 44 yaşındaki Tunay Akgül, tüm birikimini kullanarak bir otomobil sahibi olmaya karar verdi. İnternet üzerinden araç ilanlarını inceleyen Akgül, beğendiği bir model için İstanbul Ümraniye'deki bir oto galeri ile iletişime geçti. Aracın yalnızca 25 bin kilometrede olduğunu öğrenince, İstanbul'da yaşayan dayısından aracı kontrol etmesini rica etti.
Akgül'ün dayısı, galeriye giderek aracı teslim aldı ve bir oto ekspertize götürdü. Ekspertiz raporunda aracın belirtildiği gibi 25 bin kilometrede olduğu bilgisi üzerine Tunay Akgül, 21 Mayıs'ta aracı teslim almak üzere İstanbul'a gitti. Noter işlemlerinin tamamlanmasının ardından aracına kavuşan Akgül, dayısının evine geçti. Burada aracı daha yakından incelemek istediğinde kaputun ön kısımlarında taş izleriyle karşılaştı.
Aracın Gerçek Kilometresi Servis Kayıtlarında Ortaya Çıktı
Elazığ'a döndüğünde hemen bir araç servisine başvuran Tunay Akgül, aracının geçmiş kayıtlarını sorgulattı. İddiaya göre, yapılan incelemeler sonucunda aracın aslında Mayıs 2026'da 150 bin kilometrede bakımının yapıldığı ortaya çıktı. Bu bilgi üzerine Akgül, aracı satın aldığı galeriyle iletişime geçerek dolandırıldığını belirtti ve parasının iadesini talep etti.
İlk başta parasının geri verileceğini söyleyen galeri yetkililerinin daha sonra telefonlarına çıkmadığını öne süren Akgül, hukuki yollara başvurma kararı aldı. Akgül, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Arayarak pazarlığımızı yaptık. 2 milyon 570 bin liraya anlaştık. İstanbul'da olduğu için dayımı yönlendirdim. Dayım aracı ekspere götürdü. Eksperde araç dedikleri gibi 25 bin kilometreydi. Ben eksperle daha önceden görüşerek, 'Şüphelendiğiniz bir durum olursa en üst paketi yapın, kilometresi yüksek olabilir. Anlayabilir misiniz?' dedim. Onlar da 'Anlarız' dediler. Dayım aracın söyledikleri gibi olduğunu ifade edince ben de 21 Mayıs'ta aracı almak için buradan İstanbul'a gittim. Orada Hüseyin diye birisiyle muhatap olduk. Aracın Hasan Y.'ye ait olduğunu, kendilerine bıraktığını ve satacaklarını söyledi. Ben o sıra araca bakmadım, sonuçta ekspere göstermişiz. Notere gittik, satış bedeli olarak 2 milyon 570 bin lira satış bedeli yazmışlardı. Güvenli ödemeden anlamadığım için kendileri 'Biz hallederiz' deyip telefonu elimden aldılar. Parayı gönderiyorlar, bana mesaj geliyor 'İptal edilmiştir' diye. Ben 5 milyona kadar para transferi yapabiliyorum. Olmayınca kendileri bana '2 milyonunu buradan gönder' dediler. Ben de 'Devletten vergi çalıyoruz' deyince onlar da 'Kasko değeri yüksek, satış bedelini oradan alıyorlar' dediler. Notere sordum, onlar da öyle deyince tamam diyerek 2 milyonu Hasan'a gönderdim. Aracın vekaleti de Cihan A.'daydı, galeriye geçince '570 bin lirayı da Cihan'a gönder' dediler. 'Ruhsat sahibine gönderirim' deyince 'Vekalet Cihan'ın üstüne, istersen paranın tamamını da gönderebilirsiniz' dediler. Parayı gönderirken bana açıklama kısmına 'Elden alınan borç' yazdırdılar."
Hukuki Süreç Başlatıldı
Aracın kaputundaki taş izlerinin, 25 bin kilometrede bir araç için normal olmadığını belirten Akgül, Elazığ'a döner dönmez servise giderek durumu öğrendiğini aktardı. Servis kayıtlarında aracın 7 Mayıs 2026'da 150 bin kilometrede bakıma girdiğini görünce büyük bir şok yaşadığını ifade etti. Galeriyi aradığında önce oyalama taktiğiyle karşılaştığını, bayram sonrası ise telefonlarının cevaplanmadığını söyledi. İnternetteki şikayet platformlarına yazdığında ise benzer şekilde dolandırılan başka kişilerin de olduğunu öğrendiğini belirtti. Akgül, kendi durumunda yaklaşık 900 bin lira zarara uğradığını ve bu parayı iki yılda anca toplayabileceğini vurgulayarak, yetkililerden yardım istedi.
Mağdurun avukatı Merve Septioğlu, durumun sadece ayıplı mal uyuşmazlığı olmadığını, aracın kilometresini gizleyerek gerçeğe aykırı beyanda bulunmanın ve haksız kazanç elde etmenin Türk Ceza Kanunu kapsamında 'nitelikli dolandırıcılık' suçunu oluşturduğunu belirtti. Septioğlu, hem mağduriyetin giderilmesi hem de kamuoyunun yanılmasının önüne geçilmesi amacıyla hukuki ve cezai süreçlerin başlatıldığını, soruşturma makamlarının incelemeleri yapacağına ve faillerin cezalandırılacağına inandıklarını ifade etti. Hukuki boyutta ise müvekkilinin zararlarının tazmin edilmesi için tüm yasal yollara başvurulduğunu ve sürecin titizlikle takip edildiğini sözlerine ekledi.



