Son Dakika

Doğan Bekin'den Kıbrıs Stratejik Anlaşma Belgesi'ne Tepki

Yeniden Refah Partisi Milletvekili Doğan Bekin, Kıbrıs için hazırlandığı iddia edilen stratejik belgenin Türkiye'nin garantörlüğünü hedef aldığını savundu.

Mert S.1 dakika okuma0 görüntülenme
Doğan Bekin TBMM'de açıklama yaparken
Doğan Bekin TBMM'de açıklama yaparken
Paylaş:

Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Kıbrıs meselesine ilişkin gündeme gelen yeni bir stratejik anlaşma belgesi hakkında açıklamalarda bulundu. Birleşmiş Milletler (BM) temsilcisi Cuellar tarafından hazırlandığı öne sürülen belgenin, Türkiye'nin bölgedeki varlığı ve hakları açısından ciddi sakıncalar barındırdığını ifade etti.

Bekin, söz konusu belgenin Türkiye'nin garantörlük hakkını devre dışı bırakmayı amaçladığını belirterek, bu durumun kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin garantörlük statüsünün, Ada'daki barış ve huzurun teminatı olduğunu hatırlatan Bekin, bu hakkın korunması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin Garantörlük Hakları

Milletvekili Bekin, belgede Türkiye'nin garantörlük yetkilerinin kaldırılarak yerine NATO merkezli bir garantörlük yapısının önerildiğini iddia etti. Bu önerinin Türkiye'nin bölgedeki stratejik konumunu zayıflatacağını belirten Bekin, şu hususlara dikkat çekti:

  • Türkiye'nin garantörlük hakkının yok sayılması uluslararası hukuk açısından telafisi zor sonuçlar doğurabilir.
  • NATO garantörlüğü önerisi, Türkiye'nin Ada üzerindeki etkinliğini kısıtlamayı hedefleyen bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.
  • Hazırlandığı iddia edilen belge, mevcut çözüm süreçlerine ve Türkiye'nin kırmızı çizgilerine aykırı maddeler içeriyor.

Kıbrıs'ta Stratejik Süreç

Kıbrıs sorunu, Türkiye'nin dış politika ajandasının en önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Özellikle 1960 Garanti ve İttifak Antlaşması'ndan doğan haklar, Türkiye'nin bölgedeki askeri ve siyasi varlığının temelini oluşturuyor. Bekin, bu tür belgelerin kamuoyunda tartışılmasının ve reddedilmesinin, milli menfaatlerin korunması adına elzem olduğunu kaydetti. Yeniden Refah Partisi kanadından gelen bu uyarılar, Ada üzerindeki diplomatik hareketliliğin sürdüğü bir dönemde Türkiye'nin garantörlük konusundaki kararlılığını bir kez daha gündeme taşımış oldu.

Paylaş: