Son Dakika

Celal Şengör'den Rönesans ve Bilim Üzerine Tartışma Yaratan Sözler

Yer bilimci Prof. Dr. Celal Şengör, Rönesans'ın temelinde Arap ve İslam medeniyetinin bulunduğunu savunarak, Müslümanların bilime katkısının önemine dikkat çekti.

Cem R.1 dakika okuma0 görüntülenme
Yer bilimci Prof. Dr. Celal Şengör konuşurken
Yer bilimci Prof. Dr. Celal Şengör konuşurken
Paylaş:

Yer bilimci Prof. Dr. Celal Şengör, katıldığı bir programda Rönesans ve bilimin gelişimine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Şengör, Avrupa'daki Rönesans hareketinin temelinde Arap ve İslam medeniyetlerinin büyük bir rolü olduğunu iddia etti. Bu tezini desteklerken, Hristiyanların dogmatik yaklaşımları nedeniyle bilime yeterli katkıyı sağlayamadığını, buna karşın Müslümanların bilime olan ilgisinin ve katkısının muazzam olduğunu vurguladı.

Rönesans'ın Kaynağı: Arap ve İslam Medeniyeti

Prof. Dr. Celal Şengör, Avrupa'da 15. yüzyılda başlayan ve sanattan felsefeye, bilimden sanata kadar birçok alanda köklü değişimlere yol açan Rönesans'ın köklerinin Doğu'da, özellikle de Arap ve İslam medeniyetinde yattığını belirtti. Şengör'e göre, Avrupalılar bu dönemde antik Yunan felsefesi ve bilimini yeniden keşfederken, bu bilgilerin büyük bir kısmına Arapça çeviriler ve İslam dünyasındaki bilimsel birikim aracılığıyla ulaştılar. Bu durum, Rönesans'ın sadece Batı'ya ait bir hareket olmadığını, küresel bir etkileşimin sonucu olduğunu gösteriyor.

Müslümanların Bilime Katkısı ve Hristiyanlığın Yaklaşımı

Celal Şengör, bu süreçte Hristiyanların bilimsel gelişmelere olan yaklaşımlarını da değerlendirdi. Şengör, Hristiyanlığın dogmatik yapısının, bazı dönemlerde bilimsel düşüncenin önünde bir engel teşkil edebildiğini ima etti. Buna karşılık, İslam medeniyetinin bilime verdiği önemi ve bu alandaki devasa birikimi övdü. Şengör, Müslümanların matematik, astronomi, tıp ve felsefe gibi alanlarda yaptıkları çalışmaları ve bu çalışmaların Batı biliminin gelişimine sağladığı katkıyı özellikle vurguladı. Bu katkıların, modern bilimin temellerini oluşturmada kilit rol oynadığını ifade etti.

Şengör, bu görüşleriyle, bilimin evrensel bir olgu olduğunu ve farklı medeniyetlerin bu ortak mirasa nasıl katkıda bulunduğunu ortaya koymayı amaçladı. Açıklamaları, tarihsel süreçteki kültürel etkileşimler ve bilimsel gelişmeler arasındaki bağlantılara dair yeni bir bakış açısı sunuyor.

Paylaş: