Son Dakika

Türkiye'yi Saran Çekirge Paniği: Uzmanlar Açıklıyor

Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde görülen ve paniğe yol açan çekirgelerin türü ve zararları hakkında uzmanlardan önemli açıklamalar geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın iddiaları yalanladığı olayda, çekirgelerin insanlara veya tarım alanlarına zarar vermediği belirtildi.

Emre G.2 dakika okuma0 görüntülenme
Türkiye'de görülen büyük çekirgelerden detay görüntü.
Türkiye'de görülen büyük çekirgelerden detay görüntü.
Paylaş:

Türkiye'nin farklı şehirlerinde ortaya çıkan ve kamuoyunda paniğe neden olan çekirgelerle ilgili Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan açıklama geldi. Bakanlık, İstanbul ve çevre illerde çekirge istilası yaşandığı yönündeki iddiaları yalanlarken, uzmanlar da görülen çekirgelerin türü ve olası etkileri hakkında bilgi verdi. Paniğe kapılmaya gerek olmadığını belirten uzmanlar, bu çekirgelerin insan sağlığına ve tarım ürünlerine zarar vermediğini vurguladı.

Beyaz Yüzlü Çalı Çekirgesi: Tanımı ve Davranışı

Kastamonu Üniversitesi Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü Başkanı Dr. Cihan Cılbırcıoğlu, Türkiye'de görülen çekirgelerin 'beyaz yüzlü çalı çekirgesi' türüne ait olduğunu belirtti. Bu türün daha önce de Türkiye'de görüldüğünü ve 1950 yılında Akdeniz Bölgesi'nde kayıt altına alındığını hatırlatan Cılbırcıoğlu, çekirgelerin kökeninin İspanya ve İtalya olduğunu, Balkanlar üzerinden Türkiye'ye ulaştığını söyledi. Cılbırcıoğlu, bu türün istilacı veya yayılımcı bir yapısı olmadığını, popülasyonlarının 5-6 yılda bir zirveye ulaştığını ifade etti. Görünüş olarak iri olmaları nedeniyle halk arasında korku yaratabildiğini ancak kesinlikle insan etçil olmadığını belirtti. Çekirgelerin ağız yapıları kuvvetli olduğu için elle temas edilmemesi gerektiğini, rahatsız edildiğinde ısırabileceğini ve kanatabileceğini ancak bunun doğrudan bir saldırı olmadığını sözlerine ekledi.

Beslenme Alışkanlıkları ve Tarım Üzerindeki Etkileri

Dr. Cılbırcıoğlu, beyaz yüzlü çalı çekirgelerinin temel besin kaynağının böcekler olduğunu, özellikle keneler ve küçük örümcekler gibi canlılarla beslendiğini açıkladı. Bu nedenle tarım alanlarına veya ürünlerine zarar vermediklerini, yani buğday, tahıl gibi bitkileri tüketmediklerini belirtti. Bu durumun, çekirgelerin kıtlık oluşturacağı yönündeki endişeleri yersiz kıldığını söyledi. Bu yılki popülasyon artışının, küresel ısınma ve mevsimsel sıcaklıkların düşük seyretmemesi gibi faktörlere bağlı olarak hızlı çoğalmalarından kaynaklandığını ekledi. Çekirgelerin bir ay içinde ortadan kaybolacağını tahmin ettiklerini de sözlerine ekledi.

Popülasyon Artışının Nedenleri ve Doğal Denge

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umut Toprak da çekirge popülasyonundaki artışın olağanüstü bir durum olmadığını belirtti. Bu yıl yaşanan ılıman kış ve yağışlı bahar döneminin, çekirge yumurtalarının toprağa bırakılması ve kışı geçirmesi için elverişli koşullar yarattığını açıkladı. Bu durumun, popülasyonun azalmasını engelleyerek normalden daha fazla yavrunun yumurtadan çıkmasına olanak sağladığını söyledi. Prof. Dr. Toprak, küresel ısınmanın böcek popülasyonlarını etkileyebileceğini ve iklim değişikliğinin bazı türlerin daha önce görülmediği bölgelerde ortaya çıkmasına neden olabileceğini vurguladı. Ancak tek nedenin iklim değişikliği olmadığını, ormanların korunması, bilinçsiz tarım ilacı kullanımından kaçınılması ve doğal dengenin korunmasının da riskleri azaltmada önemli rol oynadığını belirtti.

Prof. Dr. Toprak, tüm böceklerin zararlı olmadığını ve 'yok edelim' düşüncesinin yanlış olduğunu ifade etti. Sürdürülebilir tarım konseptinin önemine değinen Toprak, faydalı böceklerin de yaşaması için belirli bir düzeydeki zararlı popülasyonlarının yönetilmesi gerektiğini söyledi. Yaprak bitlerini yok etmenin, onları besin olarak kullanan uğur böcekleri gibi faydalı canlıları da ortadan kaldıracağını örnek gösterdi. Ziraat fakültelerinde de bu doğal dengeyi koruyacak yaklaşımların önerildiğini sözlerine ekledi.

Paylaş: