Son Dakika

Bakan Fidan'dan Güney Kore ve Bölgesel Sorunlara İlişkin Açıklamalar

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Güney Kore ziyareti sırasında önemli açıklamalarda bulundu. Fidan, Türkiye-Güney Kore ilişkilerinin stratejik düzeyde ilerlediğini, Sinop Nükleer Santrali projesinin yeniden gündemde olduğunu belirtti. Ayrıca, ABD-İran görüşmeleri, Hürmüz Boğazı ve İsrail'in bölgedeki politikalarına dair değerlendirmelerde bulundu.

Yönetici3 dakika okuma0 görüntülenme
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Güney Kore'de bir televizyon kanalına mülakat verirken.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Güney Kore'de bir televizyon kanalına mülakat verirken.
Paylaş:

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Güney Kore temasları kapsamında JTBC TV'ye verdiği mülakatta, Türkiye ile Güney Kore arasındaki köklü müttefiklik ilişkilerine ve stratejik işbirliğinin önemine vurgu yaptı. Kore Savaşı'ndan bu yana süregelen dostluğun, 2012'de stratejik ortaklığa evrildiğini hatırlatan Fidan, iki ülke arasındaki kurumsal işbirliği mekanizmalarının her geçen gün güçlendiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kore ile ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem verdiğini belirten Fidan, karşılıklı üst düzey ziyaretlerin ilişkileri daha da ileriye taşıdığını söyledi. Geçen yıl Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un Türkiye ziyaretinin, mevcut iyi ilişkileri daha da pekiştirmek adına bir dönüm noktası olduğunu dile getiren Fidan, liderlerin işbirliğinin seviyesini ve günümüz dünyasının gerekliliklerini gözden geçirerek ilişkileri güncellediğini belirtti.

Fidan, ticaret, savunma sanayii ve teknoloji alanlarındaki işbirliğinin 'doğru yolda' ilerlediğini ve küresel zorluklar karşısında fikir alışverişinin arttığını kaydetti.

Sinop Nükleer Santrali Yeniden Gündemde

Bakan Fidan, Türkiye ve Güney Kore'nin Sinop Nükleer Santrali projesi konusunda olası bir işbirliğini görüşmeye başladığını açıkladı. Fidan, bu projenin daha önceki dönemlerde de gündeme geldiğini ancak sonuçlandırılamadığını hatırlatarak, bu kez Kore teknolojisinin santral inşaatında önemli rol oynamasını umduklarını belirtti.

ABD-İran Görüşmeleri ve Hürmüz Boğazı

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile bir mutabakat zaptının imzalanabileceğine dair açıklamaları sorulan Fidan, arabulucu rolü üstlenen Pakistan ve diğer ilgili taraflarla istişare halinde olduklarını ve bir anlaşmaya varılması için çalıştıklarını söyledi. Teknik detaylar olsa da tarafların ilk taslak üzerinde mutabık kaldığını düşündüğünü belirten Fidan, yakın zamanda iyi haberler alınabileceği umudunu taşıdığını ifade etti.

Hürmüz Boğazı'nın ticari gemilere açılma ihtimali hakkında konuşan Fidan, ABD-İran görüşmelerinde ilk kez Hürmüz Boğazı'nın durumunun nükleer meselelerden daha acil bir konuma geldiğini vurguladı. Boğazın kapalı kalmasının gıda kıtlığı gibi küresel sorunlara yol açabileceğini belirten Fidan, her iki tarafın da Hürmüz Boğazı'nın açılmasına odaklanıp ardından nükleer müzakerelere geçmeye istekli olduğunu aktardı.

Türkiye Çözüm İçin Hazır

Fidan, Türkiye'nin Hürmüz Boğazı'ndaki olası mayın temizleme operasyonlarına katılım konusunda, taraflar arasında anlaşma sağlanması veya talep gelmesi halinde memnuniyetle destek vereceklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilkesel tutumunu hatırlatan Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi, çözüm bulunduğunda bu çözümün bir parçası olmaya veya kolaylaştırmaya hazır olduklarını söyledi.

Çatışmaların sona ermesi konusunda iyimser olduğunu dile getiren Fidan, üçüncü bir taraf olan İsrail'in müzakereleri sabote etmeye çalıştığını iddia etti. Uluslararası topluma, barış müzakerelerinde İsrail'e baskı uygulama çağrısında bulundu.

İsrail'in Yayılmacılığı Büyük Riskler Doğuruyor

Fidan, İsrail'in uluslararası kurallardan muaf tutulmaması gerektiğini vurgulayarak, Avrupa Birliği, BM ve diğer uluslararası kuruluşların İsrail'e karşı ortak bir tutum sergilemesi gerektiğini belirtti. İsrail'in bölgedeki yayılmacı ve işgal politikalarının, sadece bölgeyi değil, tüm dünyayı etkileyen büyük riskler doğurduğunu ifade etti. Enerji güvenliğinden kitlesel göçe kadar pek çok sorunun İsrail'in dış politikasının bir sonucu olduğunu kaydetti.

İsrail'in kendisini Holokost mağduriyeti üzerinden istisnai bir konumda gördüğünü belirten Fidan, soykırım yapan kim olursa olsun suçlanması gerektiğini söyledi. İsrail'in uluslararası toplumdan izole edilmesi durumunda daha normal davranmaya başlayacağını savundu.

Mevcut Uluslararası Sistem Gözden Geçirilmeli

Fidan, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ABD Başkanı Donald Trump'ın katılımının beklendiğini de sözlerine ekledi. Küresel güvenlik mimarisindeki değişimlere dikkat çeken Fidan, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan mevcut uluslararası sistemin, günümüzdeki 200'e yakın ulus devletin sorunlarını çözmede yetersiz kaldığını belirtti. Gazze'deki durumun bunun en açık örneği olduğunu vurgulayarak, daha iyi işleyen bir uluslararası sistem için mevcut yapının gözden geçirilmesi gerektiğini savundu.

İşbirliği eksikliği veya çıkar odaklı yaklaşımların, insanlığın geleceğine olan inancı zedelediğini belirten Fidan, acilen bir araya gelerek bu sorunlara samimi çözümler bulunması gerektiğini ifade etti. Fidan, Güney Kore halkına gösterilen misafirperverlik için teşekkür ederek temaslarını tamamladı.

Paylaş: