Bakan Ersoy: Muharrem Ayı, Hakikatin ve Vicdanın Yeniden Hatırlandığı Bir Muhasebe Zamanıdır
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Muharrem ayı dolayısıyla düzenlenen anma programında yaptığı konuşmada, Kerbela olayının sadece geçmişte yaşanmış bir acı olmadığını, günümüzdeki zulümlere karşı duruşun bir simgesi olduğunu belirtti. İstanbul Valisi Davut Gül ise farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü vurgusunu yaptı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile İstanbul Valiliği işbirliğiyle düzenlenen Muharrem ayı anma programına katıldı. Zakir Kenan Zede ve Sercan Erkeker'in mersiye okumasıyla başlayan etkinlikte Bakan Ersoy, Kerbela olayını ve Hz. Hüseyin'i anarak, Muharrem ayının manevi önemine dikkat çekti. Akşam ezanının ardından Dede Ali Doğan'ın oruç açma duası ve Dede Erdal Ahi'nin sofra duası ile devam eden programda konuşan Ersoy, Muharrem ayının Alevi-Bektaşi inanç dünyası için sadece bir matem dönemi olmadığını, aynı zamanda hakikat, vicdan ve insanlık onurunun yeniden hatırlandığı derin bir muhasebe zamanı olduğunu vurguladı. Ersoy, Kerbela'da hak uğruna can veren Hz. Hüseyin ve şehitleri rahmet, saygı ve hürmetle andıklarını ifade etti.
Hz. Hüseyin Adalet ve İnsanlık Değerleri İçin Mücadele Etti
Bakan Ersoy, Hz. Hüseyin'in makam veya saltanat peşinde koşmadığını, adalet ve insanlık değerleri için mücadele ettiğini belirtti. Kerbela'nın sadece insanları susuz bırakmakla kalmadığını, aynı zamanda adalet, merhamet ve insanlık vicdanını da sınava tabi tuttuğunu söyledi. Muharrem orucunun, Kerbela'nın acısını gönülde hissetmenin, nefsi terbiye etmenin, mazlumun halini anlamanın ve hak yolunda sabrı kuşanmanın manevi bir ifadesi olduğunu dile getiren Ersoy, bu ayın vicdan muhasebesi yapmayı, paylaşmayı, dayanışmayı ve gönül birliğini güçlendirmeyi hatırlattığını kaydetti.
Kerbela olayının, günümüzde hangi coğrafyada olursa olsun zulme karşı durmak gerektiği mesajını verdiğini belirten Ersoy, Filistin, Arakan, Afrika kıtası, Doğu Türkistan gibi bölgelerdeki mazlumların feryadının Kerbela'nın sesi ve Hz. Hüseyin'in adalet çağrısıyla yankılandığını ifade etti. Bu nedenle Hz. Hüseyin'in, sadece kendi döneminin değil, bütün çağların mazlumlarının önderi olduğunu söyledi.
Mehmet Nuri Ersoy, Alevi-Bektaşi geleneğinde Kerbela'nın özünün kin değil, birlik, kardeşlik ve adalet anlayışı olduğunu vurguladı. Hz. Hüseyin'in yalnızca matemle değil, onun insan sevgisini, ahlakını ve hakka bağlılığını yaşatarak anılması gerektiğini ifade eden Ersoy, muharrem ayının insanlığa barış, kardeşlik ve gönül birliği getirmesini temenni etti.
Farklılıklar Zenginlik Olarak Kabul Ediliyor
İstanbul Valisi Davut Gül ise konuşmasında, Türkiye'nin çok kültürlü bir toplum olduğunu ve farklılıkların zenginlik olarak görüldüğünü belirtti. Hiç kimseyi değiştirmeden, dönüştürmeden, her kesimi olduğu gibi kabul ettiklerini dile getiren Gül, sadece milleti ve devleti bir bilip yaşadıklarını söyledi. Vali Gül, Cumhurbaşkanlığı liderliğinde birlik, beraberlik ve kardeşliğin daha da güçlenerek devam edeceğine inandığını ifade etti.
Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy da katılımcıları selamlayarak, Kerbela şehitlerini rahmet ve hürmetle andığını belirtti. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin ise Muharrem ayının ve Kerbela'nın, insanlığın vicdanına bırakılmış önemli bir emanet olduğunu vurguladı. Hz. Hüseyin'in 72 arkadaşıyla birlikte adalet, merhamet ve hak uğruna mücadele ettiğini hatırlatan Ersin, Kerbela'nın inanç dünyasında zulme karşı durmanın ve hakikatten ayrılmamanın sembolü olduğunu kaydetti.


