Hürmüz'den Sonra İkinci Şok: Babülmendep'te Abluka Alarmı, Petrolde 120 Dolar Korkusu
Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukası ilanı, küresel petrol taşımacılığının kritik güzergahlarından Babülmendep Boğazı'nda tansiyonu yükseltti. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin ardından yaşanan bu gelişme, petrol fiyatlarında 120 dolara kadar çıkabilecek bir artış endişesine yol açtı.

Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim sürerken, Yemen'deki İran destekli Husiler Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukası başlattıklarını duyurarak küresel denizcilik için hayati önem taşıyan Babülmendep Boğazı'nda yeni bir krizi tetikledi. Bu gelişme, dünya petrol arzının önemli bir kısmını taşıyan ana rotaları tehdit ederken, petrol fiyatlarının varil başına 120 dolara kadar yükselebileceği endişesini beraberinde getirdi.
Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri tarafından yapılan açıklamada, Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik uyguladığı ambargoya karşılık olarak bu ülkenin limanlarına giden veya petrol taşıyan gemilere yönelik eylemlerin başlatılacağı bildirildi. Husiler, Suudi Arabistan'ın, İran'dan dönen Husi liderlerini taşıyan uçağı hedef aldığı iddiasıyla Sana Havalimanı'na saldırı düzenlediğini öne sürdü. Bu olayın ardından misilleme olarak Suudi Arabistan'daki Abha Uluslararası Havalimanı'nı hedef aldıklarını belirten Husiler, Suudi Arabistan'ın uyguladığı ablukaya misilleme olarak 'ablukaya abluka' ile karşılık vereceklerini ifade etti. Gerilimin tırmanması halinde Babülmendep Boğazı'nın tamamen kapatılabileceği tehdidinde de bulunuldu.
Babülmendep Boğazı'nın Stratejik Önemi
Arapçada 'Gözyaşı Kapısı' olarak bilinen Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz'in güney girişinde yer alan ve sadece 32 kilometre genişliğindeki kritik bir deniz geçididir. Küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 12'si ve konteyner taşımacılığının dörtte biri bu boğazdan geçmektedir. Günde ortalama 7,8 ila 8,8 milyon varil ham petrol ve akaryakıtın taşındığı bu dar su yolu, küresel enerji arzı için büyük önem taşır.
Suudi Arabistan, Hürmüz Boğazı'ndaki olası tıkanıklıkları aşmak için petrolünü karayoluyla Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na taşıyor. Avrupa ve Amerika'ya gidecek petrol, Yanbu'dan Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz'e ulaşırken, Asya ülkelerine (Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore) gidecek petrol ise Yanbu'dan güneye inerek Babülmendep Boğazı'ndan geçmek zorundadır. Bu nedenle boğazdaki güvenliğin kaybolması, özellikle Asya'ya yapılan sevkiyatları doğrudan etkileyerek tankerlerin Afrika'nın güneyindeki Ümit Burnu rotasına yönelmesine neden olabilir. Bu da sevkiyat sürelerini 10-20 gün uzatarak maliyetleri önemli ölçüde artıracaktır.
Çifte Tıkanma ve Petrol Fiyatlarına Etkisi
Enerji piyasası analistleri, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının eş zamanlı olarak kilitlenmesi senaryosunu 'çifte tıkanma' olarak adlandırıyor. Küresel deniz yoluyla taşınan ham petrolün yaklaşık yüzde 30'unun bu iki boğazdan geçtiği düşünüldüğünde, olası bir kapanmanın etkileri büyük olacaktır. Babülmendep Boğazı'nın tamamen kapanması, Suudi Arabistan'ın petrol ihracatının önemli bir bölümünü engelleyerek küresel petrol arzını yüzde 7 oranında azaltabilir. Mevcut karasal boru hatlarının bu talebi karşılama kapasitesinin yetersiz kalacağı öngörülüyor.
Brent petrolün varil fiyatının şu anda 88,32 dolar civarında seyrettiği göz önüne alındığında, analistler 'çifte tıkanma' durumunda fiyatların 120 doların üzerine çıkabileceği tahmininde bulunuyor. Bu durum, küresel taşımacılık ve sanayi üretim maliyetlerinde de ciddi artışlara yol açacaktır.
Kpler verilerine göre, Suudi Arabistan nisan ayından bu yana Yanbu'dan günlük ortalama 4,5 milyon varilden fazla petrol ve akaryakıt sevk etti ve bunun yaklaşık yüzde 70'i Asya'ya yöneldi. Yanbu'dan güneye, Babülmendep Boğazı'na doğru ilerleyen bu sevkiyatın günlük ortalama 2,5 milyon varil olduğu belirtiliyor. Suudi Arabistan'ın en büyük ham petrol müşterisi olan Çin başta olmak üzere Asya ülkelerine yapılan sevkiyatın Babülmendep'teki olası bir aksaklıktan etkilenmesi, Suudi Arabistan'ın alternatif rotasını da tehlikeye atıyor.
Öte yandan, Husiler 31 Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in Gazze'deki saldırılarına tepki olarak ticari gemilere yönelik saldırılar düzenliyordu. Bu saldırılar sonucunda 100'den fazla gemi hedef alınmış, birçok gemicilik şirketi Kızıldeniz'deki seferlerini durdurmuştu. ABD'nin öncülüğünde oluşturulan deniz görev gücüne rağmen bölgedeki gerilim devam ediyor.

