Son Dakika

AYM'den Noterlere Tatil Günü Çalışması ve Sanık Bildirimiyle İlgili Önemli Karar

Anayasa Mahkemesi, noterlerin tatil günlerinde çalışmasının yönetmelikle düzenlenmesine ilişkin hükmü iptal etti. Ayrıca, sanık avukatına yapılan bildirimin yeterli sayılmasına dair düzenleme de Anayasa'ya aykırı bulundu.

Onur B.1 dakika okuma0 görüntülenme
Anayasa Mahkemesi binası
Anayasa Mahkemesi binası
Paylaş:

Anayasa Mahkemesi (AYM), Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un bazı hükümlerini görüştü. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istenen kanun maddeleriyle ilgili AYM, noterlerin tatil günlerinde çalışmasının yönetmelikle düzenlenmesine ilişkin fıkrayı iptal etti. Kararın 9 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı. AYM ayrıca, ceza muhakemesinde sanığın avukatına yapılan bildirimin yeterli sayılmasına ilişkin hükmü de iptal etti.

Noterlerin Çalışma Saatleri Yönetmelikle Düzenlenemez

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, AYM, Noterlik Kanunu'nun 52. maddesine eklenen ve noterlerin tatil günleri ile saatlerinde çalışmasının yönetmelikle düzenleneceğini belirten hükmü iptal etti. Mahkeme, Anayasa'nın çalışanların dinlenme hakkını güvence altına alan 50. maddesine atıfta bulundu. Anayasa'ya göre, hafta tatili ve izin hakları gibi temel dinlenme haklarının kanunla düzenlenmesi gerekiyor. Noterliğin, bir kamu görevi niteliği taşısa da serbest meslek olarak yürütüldüğü belirtilen kararda, izin günlerinde çalışma esaslarının yönetmelikle belirlenmesinin, çalışanların dinlenme hakkına sınırlama getirdiği vurgulandı. Temel hak ve özgürlüklere getirilecek sınırlamaların Anayasa'ya uygun olması gerektiği hatırlatılan kararda, bu konudaki temel ilke ve esasların kanunda yer alması gerektiği ifade edildi.

Sanık Bildirimiyle İlgili Düzenleme İptal Edildi

AYM'nin iptal kararlarından bir diğeri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na eklenen bir maddeyle ilgili oldu. Bu maddeye göre, sanığın dosyada bulunan son adresine tebligat yapılamaması veya tebligata rağmen duruşmaya gelmemesi durumunda, avukatına yapılan bildirimler yeterli kabul edilecekti. Mahkeme, bu hükmü de Anayasa'nın hakkaniyete uygun yargılanma ilkesiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle iptal etti. Kararda, ceza yargılamalarında savunma hakkının kişiye bizzat tanınmasının ve bu hakkın etkin kullanılabilmesinin önemine dikkat çekildi. Suç isnadıyla karşı karşıya kalan kişinin bizzat savunma yapabilme imkanının, adil yargılanma hakkının temel bir gereği olduğu belirtildi.

Paylaş: