Avrupa Borsaları Yılın İlk Yarısını Pozitif Tamamladı: İtalya Zirvede
Orta Doğu'daki gerilim ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara rağmen Avrupa borsaları yılın ilk yarısını kazançla kapattı. En yüksek getiriyi İtalya sağlarken, küresel gelişmeler piyasaları etkilemeye devam etti.

Avrupa borsaları, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler ve enerji piyasalarındaki dalgalanmalara rağmen 2026 yılının ilk yarısını genel olarak pozitif bir performansla tamamladı. Yılın ilk altı ayında en dikkat çekici yükselişi yüzde 15 ile İtalya'nın FTSE MIB endeksi kaydetti. Bu durum, küresel enerji şoklarına rağmen Avrupa'nın finansal piyasalarının dayanıklılığını gösterdi.
Avrupa genelini kapsayan Stoxx Europe 600 endeksi, 30 Haziran itibarıyla yüzde 8,4'lük bir artışla 641,73 puana ulaştı. Endeks, yılın ilk yarısını zirvesine çok yakın bir noktada tamamlamasına rağmen, yıl içindeki en düşük seviyesinden yüzde 14,8'lik önemli bir toparlanma sergiledi.
Avrupa Endekslerinde Farklı Performanslar
Piyasalardaki genel yükselişe rağmen, Avrupa'nın farklı borsaları arasında önemli performans farkları gözlemlendi. İtalya'nın FTSE MIB endeksi, 51.682,43 puana ulaşarak ilk yarıyı yüzde 15'lik kazançla kapattı ve Avrupa'daki rakiplerini geride bıraktı. Endeks, yılın ilk yarısında Mart ayındaki dip seviyesinden yüzde 24,2'lik bir yükseliş kaydetti.
İspanya'da IBEX 35 endeksi, yılın ilk yarısında yüzde 12,5'lik bir artışla 19.471,90 puana yükseldi. İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 5,7'lik bir kazançla 10.497,12 puana ulaştı. Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 3,6 değer kazanarak 8.403,99 puana çıkarken, Almanya'da DAX endeksi yüzde 2,1'lik artışla 24.995,81 puana ulaştı.
Enerji Şoku ve Jeopolitik Riskler Piyasaları Etkiledi
Yılın ilk yarısında Avrupa piyasalarını etkileyen en önemli faktörlerden biri, Orta Doğu'daki gerilimlerin tırmanması ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin aksaması oldu. Bu durum, küresel petrol ve doğal gaz fiyatlarında önemli artışlara yol açtı. Enerji ithalatına bağımlı Avrupa ekonomileri ve bu durumdan olumsuz etkilenen havayolu, otomotiv, kimya ve ulaştırma sektörleri, artan maliyetlerle karşı karşıya kaldı.
Petrol ve doğal gaz üreticisi şirketler ise yükselen enerji fiyatlarından faydalanarak borsalarda pozitif ayrıştı. Deniz taşımacılığındaki sigorta maliyetlerinin artması ve tedarik sürelerinin uzaması da Avrupa'daki üretici şirketler üzerinde ek maliyet baskısı oluşturdu. Haziran ayında ABD ile İran arasında sağlanan geçici mutabakat sonrası petrol fiyatlarının düşmesi, enflasyon endişelerini azalttı ve Avrupa borsalarında risk iştahını yeniden artırdı. Ancak, jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmaması, piyasalardaki belirsizliği sürdürdü.
Avrupa Merkez Bankası Faiz Artırdı
Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerindeki baskısı, Avrupa Merkez Bankası'nı (AMB) haziran ayındaki toplantısında politika faizlerini 25 baz puan artırmaya yöneltti. Bu kararla birlikte mevduat faizi yüzde 2,25'e, ana refinansman faizi yüzde 2,40'a ve marjinal fonlama faizi yüzde 2,65'e yükseldi. AMB, 2026 yılı enflasyon tahminini yüzde 3 olarak açıklarken, ekonomik büyüme görünümündeki aşağı yönlü risklere dikkat çekti. ABD Merkez Bankası'nın faiz politikasındaki belirsizlikler de Avrupa hisse senetlerindeki oynaklığı artırdı.
Savunma Harcamaları ve Ticaret Politikaları Etkili Oldu
Avrupa borsalarının yılın ilk yarısındaki bir diğer önemli destekleyici unsuru, artan savunma harcamaları oldu. Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin savunma kapasitelerini genişletme planları, bölgedeki savunma ve havacılık şirketlerinin hisselerini olumlu etkiledi. Bu durum, mühendislik, inşaat ve sanayi sektörlerine de yansıdı. Savunma şirketlerinin artan sipariş hacimleri ve uzun vadeli askeri modernizasyon programları, sektörün gelir beklentilerini güçlendirdi.
Diğer yandan, ABD'nin ticaret politikaları da Avrupa piyasalarını etkiledi. ABD Yüksek Mahkemesi'nin bazı tarifeleri iptal etmesi ve ardından getirilen ek vergilerin sınırlı kalması, ticaret kaynaklı baskıyı bir miktar azalttı. Ancak, Çin'deki elektrikli araç pazarındaki rekabetin artması, Avrupalı otomotiv şirketleri üzerindeki baskıyı sürdürdü.



