Artvin'de Yürek Dağlayan Hayat Hikayesi: 5 Evladını Kaybetti
Artvin'in Ardanuç ilçesinde yaşayan Şengül Gezer, 4 evladını ve eşini art arda gelen trajik olaylarda kaybetti. Yıllardır süren acı dolu kayıpların ardından hayata tutunma mücadelesi veren Gezer'in hikayesi yürek burkuyor.

Artvin'in Ardanuç ilçesine bağlı Yolüstü köyünde yaşayan 8 çocuk annesi Şengül Gezer, hayatının son yıllarında peş peşe yaşadığı kayıplarla adeta yıkıldı. Yıllar içinde dört evladını ve eşini toprağa veren Gezer'in dram dolu yaşam öyküsü, dinleyenleri derinden etkiliyor.
Art Arda Gelen Acı Kayıplar
Şengül Gezer'in yaşadığı acıların ilki 1982 yılında dünyaya getirdiği kızı Yeşim bebeği bir gün sonra kaybetmesiyle başladı. Bu büyük kaybın ardından Gezer, felç geçirdi. Tedavisiyle sağlığına kavuşan Gezer, 2005 yılında bir acı daha yaşadı. Kızı Gözde, attan düşmesi sonucu hayatını kaybetti. Yıllar süren bu acıların ardından, 2012'de büyük oğlu Savaş, yaylada küçükbaş sürüsünü beklerken yıldırım düşmesi sonucu 33 yaşında yaşamını yitirdi. 2021 yılında ise eşi Yalçın Gezer, 60 yaşında kansere yenik düştü. En son olarak, 5 ay önce Artvin'in Aksu Yaylası'nda meydana gelen çığ felaketinde hayatını kaybeden oğlu Bülent Gezer'in cansız bedenine 125 gün sonra ulaşıldı. Bu kayıplar zinciri, Şengül Gezer'i derin bir yasa boğdu.
Torunları İçin Hayata Tutunuyor
Dört evladını ve eşini kaybetmenin acısıyla sarsılan Şengül Gezer, tüm bu zorluklara rağmen yaşamdan kopmamaya çalışıyor. Kaybettiği evlatlarından geriye kalan torunlarının geleceği için mücadele eden Gezer, besicilik yaparak geçimini sağlıyor. Sabahın erken saatlerinde ahıra girip hayvanlarıyla ilgilenen Gezer, her gün eşinin ve çocuklarının mezarlarını ziyaret ederek dualar okuyor. Evlatlarından kalan fotoğraflara bakarak onlara olan özlemini gideren Gezer, yaşam mücadelesini torunları için sürdürüyor.
“Acım Hep Çok Büyük”
Yaşadığı kayıpları anlatan Şengül Gezer, yaşadığı acıları şu sözlerle dile getirdi: “Çok acılar yaşadım. Köyde doğum yaptım. Akşam kızım Yeşim sağlıklıydı, sabah kalktım, bebeğim ölmüştü. Ondan sonra bana felç vurdu. Bir ay felçli yattım. Artvin'den Erzurum'a sevk ettiler, orada verdikleri ilaçları kullandım, onlardan sonra iyileştim. Ölen küçüğüyle sekiz tane çocuğum var. Kızım öldükten sonra 11 yaşındaki kızım yaylada attan düşerek öldü. Kızım kucağımda can verdi. Ondan sonra da büyük oğlum ardından da eşim vefat etti. Yağmur yağıyordu, yıldırım vurdu öylece öldü. O kadar zaman da aradık, çocuğumu bulamadık. Aylar sonra ‘Bülent’i bulduk’ dediler, kütüğün üzerinde oturuyordum. Dizlerimden aşağı sızı indi, kilitlendim. Kalkıp da gezemiyorum. Acım hep çok büyük.”
“Her Şeyimiz Bülent’ti”
En son kaybettiği oğlu Bülent için ise Gezer, “Her şeyimiz Bülent’ti; varlığımız, anamız, babamız, kardeşimiz, evladımız Bülent’ti. Hep onun eline avucuna bakardık. Tarif edilmez acılar çektik. Bağrımıza bastık onun acısını. Büyük oğlanın acısını gördük, kızların acısını gördük, eşimin acısını gördük. Geçim dünyası, çalışıyorsun, ediyorsun ki bir şey olsun. Geride 4 tane torunum var. Onları yuva sahibi yapabilmek için çalışıyoruz. Bayramım gözü yaşlı geçti. Her kapı açıldığında dedim ki ‘Bülent geliyor’. Koyun doğurmaya başladı, gece saat 04.00’te kalktım, sobayı yaktım ki ‘Bülent geliyor, üşümesin de Bülent gelip de ısınır’ diye. 5 ayımı ben bu hallerde geçirdim” ifadelerini kullandı.
Çığda hayatını kaybeden oğlu için kurban adadığını belirten Gezer, “Evlat acısını Allah kimsenin başına vermesin. Aç kalsın, susuz kalsın, kapıda dilensin, taşısın, toplasın, toprağı yesin de evlat acısını çekmesin. Cenabıallah'a sığınmışım. Mevla'm kimseyi evlat acısıyla sınanmasın. Allah’a çok şükür ki onu karların altından oradan aldılar, bana teslim ettiler. Getirdik cenazeyi, bir gece de evde sakladım. Cenazesi bulunsun diye kurban adak etmiştim, onu da yurda verdim, kestirdim; helali hoş olsun. Ben çocuklarımı o kadar severdim ki; şimdi bir yere gidemiyorum” dedi.



