Altın Fiyatları: Goldman Sachs, JPMorgan ve HSBC'den Farklı Beklentiler
Küresel yatırım bankaları Goldman Sachs, JPMorgan ve HSBC, altın fiyatlarına ilişkin beklentilerini güncelledi. Faiz indirim beklentilerindeki değişimler ve jeopolitik riskler, bankaların tahminlerinde ayrışmaya neden oldu.

Küresel piyasalarda altın fiyatlarına yönelik beklentilerde önemli bir ayrışma gözlemleniyor. Goldman Sachs, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine ilişkin beklentilerini revize ederek altın tahminini aşağı yönlü çekti. Buna karşın, JPMorgan ve HSBC gibi diğer büyük bankalar, kısa vadeli olumsuz faktörlere rağmen altının orta ve uzun vadede değer kazanmaya devam edeceği görüşünü koruyor.
Goldman Sachs'tan Altın Tahmininde Revizyon
Goldman Sachs, daha önce 2026 yılında Fed'in faiz indirimi yapacağı yönündeki beklentisini geri çekti. Bu değişikliğin ardından banka, yıl sonu altın fiyatı hedefini de aşağı çekti. Analistlerin yayımladığı değerlendirme notuna göre, aralık ayı için ons altın hedefi 5.400 dolardan 4.900 dolara indirildi. Banka, altının yılın ikinci yarısında bir miktar yükseliş gösterebileceğini ancak bu yükselişin daha önce öngörülen seviyelerde kalmayacağını belirtti.
JPMorgan ve HSBC'den Orta ve Uzun Vadeli Yükseliş Beklentisi
Altının ons fiyatının yaklaşık 4.155 dolar seviyelerine kadar gerilemesi, JPMorgan ve HSBC gibi bankaların da altın tahminlerini yeniden gözden geçirmesine yol açtı. Ancak bu bankalar, altının orta ve uzun vadeli görünümüne ilişkin olumlu bakış açılarını sürdürüyor. JPMorgan, 2026 yılı ortalama altın fiyatı tahminini 5.708 dolardan 5.243 dolara çekerken, yılın son çeyreğinde altının yeniden 5.000 dolar seviyelerine ulaşabileceğini öngörüyor. Bu öngörü, mevcut fiyatlara göre yaklaşık yüzde 39'luk bir artış potansiyeline işaret ediyor.
JPMorgan'a göre, artan faiz oranları kısa vadede altın üzerinde baskı oluştursa da, uzun vadeli talebi destekleyen temel faktörler güçlü kalmaya devam ediyor. Banka, yüksek enflasyon, satın alma gücündeki zayıflama, ABD'nin artan bütçe açıkları ve kamu borcu ile devam eden jeopolitik risklerin güvenli liman olarak altına olan talebi desteklediğini vurguluyor. Bu risklerin kısa vadede ortadan kalkmasının beklenmediği belirtiliyor.
Merkez Bankalarının Alımları Önem Kazanıyor
Dünya Altın Konseyi verileri, son yıllarda altın talebinin yapısında önemli değişimler olduğunu gösteriyor. Mücevher talebindeki görece düşüşe karşın, yatırım amaçlı altın talebi giderek daha belirgin hale geliyor. Külçe altın, sikke ve borsa yatırım fonlarına olan talep artarken, merkez bankalarının net altın alımları piyasadaki en önemli destek unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. JPMorgan, Çin'in yılın ilk çeyreğinde altın alımlarını artırdığına dikkat çekerek, merkez bankalarının toplam altın talebinin hem çeyreklik hem de yıllık bazda yükseldiğini vurguladı.
HSBC de altın fiyatlarındaki mevcut düzeltmenin ardından piyasanın bir denge arayışına girebileceğini ancak uzun vadeli görünümün pozitif kaldığını değerlendiriyor. Banka, ABD tahvil getirilerinin altın fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini, doların ise ikincil bir etken olduğunu belirtiyor. HSBC, enerji fiyatlarından kaynaklanan faiz baskısının hafiflemesiyle altın üzerindeki baskının azalmasını ve üçüncü çeyrek boyunca fiyatların yatay seyretmesini bekliyor. Doların belirli bir bantta hareket etmesi, yatırımcıların portföy çeşitlendirme eğiliminin sürmesi ve fiyat oynaklığının azalması gibi faktörlerin yılın son bölümünde yeniden yükseliş eğilimini destekleyebileceği öngörülüyor. HSBC, mevcut fiyat seviyelerinin, portföylerinde altına düşük ağırlık veren yatırımcılar için orta vadeli bir alım fırsatı sunabileceğini de ekliyor.
Gram Altın Yükselişini Sürdürüyor
Altının ons fiyatı yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 3,66 oranında gerilerken, gram altın aynı dönemde yüzde 4,24 oranında yükseliş kaydetti. Altının onsu 29 Ocak'ta 5.598 dolar ile tarihi zirvesini görürken, gram altın da aynı tarihte 7.811 lira ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.



