Son Dakika

Ahbap Skandalı: Suçu Toplum mu Hazırlıyor, Suçlu Sadece İfa mı Ediyor?

Gazeteci Gaffar Yakınca, Ahbap platformu etrafında dönen tartışmaları, Mecelle'den alıntılanan "Cürmü cemiyet hazırlar, mücrim sadece ifa eder" sözü üzerinden değerlendiriyor. Yakınca, Haluk Levent'in eylemlerinden çok, onu bu konuma getiren toplumsal dinamikleri ve manipülasyonu sorguluyor.

Mert S.1 dakika okuma0 görüntülenme
Gazeteci Gaffar Yakınca'nın hastane odasından zeytin ağaçlarını izlediği bir sahne.
Gazeteci Gaffar Yakınca'nın hastane odasından zeytin ağaçlarını izlediği bir sahne.
Paylaş:

Gazeteci Gaffar Yakınca, Ahbap platformu etrafında yaşanan tartışmaları ve bu durumun toplumsal kökenlerini ele aldı. Yakınca, hastane odasından yaptığı gözlemler ve 'Hocaların Hocası' olarak tanımladığı Bekir Hoca ile yaptığı sohbet üzerinden, olayın sadece bireysel bir eylem olmadığını, daha geniş toplumsal dinamiklerin bir sonucu olduğunu savundu. Bekir Hoca'nın "Cürmü cemiyet hazırlar, mücrim sadece ifa eder" sözü, yazının ana eksenini oluşturuyor. Bu ifade, bir eylemin failinden çok, o eyleme zemin hazırlayan toplumsal koşulları ve aktörleri işaret ediyor.

Toplumsal Zemin ve 'Büyük Resim'

Yakınca, Ahbap skandalını gündeme getirdiğinde Bekir Hoca'nın verdiği kısa ancak derin anlamlı yanıtın, olayın yüzeysel boyutunun ötesine bakmayı gerektirdiğini belirtiyor. Hoca'nın "Mecelle okumalısın" tavsiyesi, doğrudan hukuki bir metin önerisinden ziyade, olaylara daha geniş bir perspektiften bakma ve toplumsal sorumlulukları anlama çağrısı olarak yorumlanıyor. Yakınca'ya göre, Haluk Levent'in eylemleri bu 'büyük resmin' sadece bir parçası. Bu resmi tamamlayanlar arasında, Haluk Levent'i adeta bir kahraman haline getiren, onu devletin alternatifi gibi gösteren gazeteciler, iyilik meleği ilan eden ünlüler, bu durumu kendi kariyerleri için kullanan siyasetçiler, avukatlar ve iş insanları bulunuyor. Ayrıca, vurgun fırsatı kollayan bahisçiler, kumarcılar ve tefeciler de bu toplumsal zeminin bir parçası olarak gösteriliyor.

Objektif Muhakeme Yeteneği ve Aldanan Kitle

Yazının en dikkat çekici noktalarından biri, eleştirel muhakeme yeteneğini kaybetmiş ve sadece kendi hoşuna giden bilgileri kabul eden halk kesimine yapılan vurgu. Yakınca, bu kitlenin gerçekleri dile getirenleri dışlarken, yalan söyleyenleri baş tacı ettiğini ifade ediyor. Bu durum, Ahbap örneğinde Haluk Levent'in eylemlerinin sorgulanmasını engelleyen temel faktörlerden biri olarak sunuluyor. Yakınca, Haluk Levent'in kendi üzerine düşen rolü oynadığını, ancak asıl sorumluluğun bu senaryoyu yazanlar, pazarlayanlar ve alkışlayan kalabalıklar olduğunu belirterek, "Aldatılmaktan usanmayanlar. Aldanmaya doymayanlar" diyerek sözlerini tamamlıyor. Bu tespit, olayın sadece bireysel bir aldatma vakası olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir yanılgı ve kabullenmişlik durumu olduğunu ortaya koyuyor.

Paylaş: