Son Dakika

ABD'de İsrail Politikası Tartışması: Vance'ten Çarpıcı Açıklamalar

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in Joe Rogan'a verdiği röportaj, ABD ve İsrail arasındaki gerilimi gözler önüne serdi. Vance'in Amerikan çıkarlarını öncelendiren açıklamaları, Trump yönetimindeki bazı isimlerin de İsrail'in politikalarına mesafeli yaklaştığını gösteriyor.

Nazlı F.2 dakika okuma0 görüntülenme
JD Vance, Joe Rogan'ın podcast programında konuşurken
JD Vance, Joe Rogan'ın podcast programında konuşurken
Paylaş:

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, dünyaca ünlü podcast programcısı Joe Rogan'ın konuğu olarak katıldığı The Joe Rogan Experience'da, ABD'nin İsrail ile olan ilişkilerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Vance, özellikle İran savaşı ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun politikaları üzerinden, Amerikan ulusal çıkarlarının nasıl öncelenmesi gerektiğini vurguladı. Vance, kendisinin de bu doğrultudaki açıklamalarının, İsrail'i finanse eden veya ondan etkilenen çevreler tarafından hedef alındığını belirtti.

Vance, podcast'te yaptığı konuşmada, Netanyahu'nun savaşı sürdürme isteği ile Donald Trump'ın barışçıl bir anlaşma ile savaşı sonlandırma eğilimi arasındaki farka dikkat çekti. Kendisine yönelik eleştirilerin, ABD'li liderlerin yabancı ülkelerin etkisinde kalarak kendi politikalarını değiştirmesinden kaynaklandığını ifade eden Vance, bu duruma tepki göstererek, "Ben Amerika halkı için yapmam gerekeni yapacağım." dedi.

ABD Siyasetinde İsrail Etkisi Tartışması

JD Vance'in bu açıklamaları, ABD içinde İsrail'e yönelik artan eleştirilerin ve farklı görüşlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Daha önce de dile getirilen, Cumhuriyetçi taban içinde de İsrail karşıtı bir eğilimin filizlendiği yönündeki gözlemler, Vance'in sözleriyle yeni bir boyut kazandı. Vance, İsrail'in kamuoyunu manipüle etme ve Amerikan politikalarını değiştirme çabası içinde olduğuna dair şüpheleri olmadığını dile getirdi. Beyaz Saray Sözcüsünün bu açıklamalara yönelik sorulara, Donald Trump'ın da Vance'in görüşlerine katıldığı şeklinde yanıt vermesi, Trump yönetimindeki bazı isimlerin de İsrail'in politikalarına mesafeli yaklaştığını gösteriyor.

Öte yandan, Donald Trump'ın Ankara'daki NATO Zirvesi sırasında Türkiye'ye yönelik olumlu açıklamaları, İsrail'de tepkiye yol açmış, Netanyahu'nun Amerikan televizyonlarında Türkiye'ye F-35 verilmemesi gerektiğini savunması Trump'ı kızdırmıştı. Axios'un haberine göre Trump, Netanyahu'nun bu konuda söz hakkı olmadığını düşünerek kendisine randevu vermemişti. Hatta Savunma Bakanı'nın F-35 konusundaki Tel Aviv ziyareti de iptal edilmişti. İsrail tarafı, görüşme gerçekleşmeyince "Ziyareti iptal ettik" açıklamasında bulunmuştu.

ABD'deki Farklı Sesler ve Oylamalar

Bu gelişmeler, Washington'daki bazı yetkililerin, İsrail'in Amerikan çıkarlarına ters düşen adımlar atmasından ve manipülatif etkisinden rahatsız olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bu rahatsızlığın Cumhuriyetçi veya Demokrat partilerin tamamını kapsamadığı da belirtiliyor. Farklı görüşlerin varlığı, çeşitli örneklerle destekleniyor:

  • Trump'ın İsrail büyükelçisi olarak atadığı Mike Huckabee, "İsrail olmasa ABD olmazdı" diyerek, İsrail'in varlığının ABD için önemini vurguladı.
  • İran'ın, Steve Witkoff ve Jared Kushner'ın müzakereleri suistimal ettiği yönündeki iddiaları ve Başkan Yardımcısı Vance'i uyardıkları yönündeki açıklamaları da gündeme geldi.
  • Kongre'de, ABD'nin İsrail'e askeri yardımlarını ortak yatırım ve savunma işbirliğine dönüştürmeyi amaçlayan bir karar tasarısı sunuldu. Bu tasarı, bazı Demokrat senatörlerin karşı çıkmasıyla reddedildi.
  • Ardından, İsrail'e yıllık 3.3 milyar dolarlık yardımın kesilmesine yönelik önerge, Cumhuriyetçi Thomas Massie ve Demokrat Ro Khanna tarafından sunuldu. Önergeyi destekleyen Demokratların çoğunluğuna rağmen, Cumhuriyetçilerin tamamının İsrail lehine oy kullanmasıyla reddedildi.

Bu oylamalar ve açıklamalar, ABD siyasetinde İsrail'e yönelik desteğin sorgulandığı ve farklı seslerin yükseldiği bir dönemin yaşandığını gösteriyor. JD Vance gibi isimlerin, genç MAGA tabanında destek bulması, gelecekteki siyasi dinamiklerde İsrail politikalarının daha fazla tartışmaya açılacağının bir işareti olarak yorumlanıyor.

Paylaş: