ABD ve İsrail Arasındaki Gerilim Tırmanıyor: Askeri Yardımın Kesilmesi Tartışılıyor
ABD ile İsrail arasındaki diplomatik ve stratejik ilişkilerde yaşanan gerilim, Kongre'deki askeri yardım kesintisi tartışmalarıyla yeni bir boyut kazandı. Uzmanlar, bu durumun ABD'nin Orta Doğu politikasında köklü değişimlere işaret ettiğini belirtiyor.

ABD ile İsrail arasındaki stratejik ve diplomatik ilişkilerde son dönemde gözlemlenen gerilim, Washington'un Orta Doğu politikalarında önemli değişikliklere yol açabileceği şeklinde yorumlanıyor. ABD Kongresi'nde İsrail'e sağlanan yıllık 3,3 milyar dolarlık askeri yardımın kesilmesi yönünde atılan adımlar, iki ülke arasındaki ilişkilerin seyrini değiştirebilecek nitelikte.
Siyaset Bilimci Prof. Dr. Oğuzhan Bilgin ve Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Furkan Kaya, bu gelişmeleri ve iki ülke arasındaki gerilimin perde arkasını değerlendirdi. Prof. Dr. Bilgin, Donald Trump'ın başkan adaylığı döneminden itibaren ABD ve İsrail ilişkilerinde yeni bir dönemin başladığını belirtti. Trump'ın "Önce Amerika" sloganıyla öne çıkan MAGA hareketinin, Amerikan ulus devlet çıkarlarını önceliklendiren prensiplere sahip olduğunu ifade eden Bilgin, bu durumun hem MAGA hareketinden figürler hem de farklı kesimlerden akademisyen ve siyasetçiler tarafından dile getirildiğini söyledi.
ABD'nin Çıkarları ve İsrail İlişkisi Yeniden Değerlendiriliyor
Gelenekselleşen koşulsuz İsrail desteğinin ABD siyasetinde kırılmaya başladığına dikkat çeken Prof. Dr. Bilgin, "Amerika'nın çıkarları her daim İsrail'in çıkarlarını savunmaktan geçmez. Amerikan çıkarları daha önceliklidir." görüşünü dile getirdi. İsrail'in her zaman peşine takılmanın ABD'nin çıkarlarına aykırı olduğu söyleminin giderek yerleşmeye başladığını belirtti.
Bilgin, özellikle Suriye konusundaki anlaşmazlıkların, İsrail'in ABD üzerinde kurmaya çalıştığı baskının Trump döneminde ters tepmesine neden olduğunu ifade etti. İsrail'in Suriye'de ABD'nin politikalarına yönelik baskı girişimlerinin Trump tarafından "makul ol" şeklinde karşılandığını kaydetti.
Gazze'deki İsrail saldırıları ve İran ile yaşanan çatışma süreçleri de değerlendirildi. Bu süreçte patlak veren Epstein skandalının tesadüf olmadığını vurgulayan Bilgin, Epstein'ın ABD içinde İsrail lehine şantaj mekanizmaları işleten bir unsur olduğunu öne sürdü. İran'a karşı savaşta Trump'ın devreye girerek İsrail'i ateşi kesmeye zorladığına da değinen Bilgin, Trump'ın İsrail'in savaşın devam etmesi yönündeki isteğine karşı çıktığını belirtti.
İsrail Lobileri ve ABD Yönetimi Arasındaki Dengeler
Türkiye'ye F-35 verilmemesi ve Trump'ın Netanyahu'ya yönelik eleştirileri gibi konuların da bu gerilimin yansımaları olduğunu belirten Bilgin, ABD'de İsrail'in artık taşınamaz bir yük olarak görülmeye başlandığını, özellikle Trump ekibinin bu yönde bir eğilim sergilediğini söyledi. Kongrede İsrail lobilerinin (AIPAC) güçlü olmasına rağmen, Trump ekibi ve bazı Demokratların İsrail ile ABD ilişkisini sorgulamaya başladığına işaret etti.
Eskiden İsrail lobilerinin ABD yönetimini yönlendirdiği algısının değiştiğini belirten Bilgin, Trump yönetiminin "Önce Amerika" prensibiyle hareket ettiğini ve İsrail'e sınır çizmeye çalıştığını ifade etti. Trump'ın kendi başkanlığında İsrail lobilerinin artık ABD'yi yönetemeyeceği yönündeki açıklamalarına da dikkat çekti.
Prof. Dr. Bilgin, Epstein dosyalarında birçok dünya liderinin isminin geçmesinin, devletleri rehin alma ve şantaj politikasının bir parçası olduğunu savundu. ABD Başkan Yardımcısı adayı JD Vance'in Epstein ve Mossad bağlantılarına dair açıklamalarının, ABD'nin İsrail'e karşı net bir mesaj verdiğini ve artık İsrail'den korkmadıklarını gösterdiğini belirtti. Vance'in bu konudaki çekincesizliğinin, Trump'ın da onayını aldığını gösterdiğini sözlerine ekledi.
ABD'nin küresel hegemonyasının gerilediğini ve bölgeselleşme stratejisine geçtiğini belirten Bilgin, İsrail'in ABD'nin Orta Doğu'dan çekilme stratejisinin önündeki en büyük engel olduğunu ifade etti. İsrail'in, ABD'yi Orta Doğu'da tutmak için 11 Eylül benzeri sabotajlar yapabileceği uyarısında bulundu. İsrail'in operasyonlarını ABD'yi aparatlaştırarak yaptığını ve bu durumun tüm Orta Doğu'yu etkileyeceğini söyledi.
Geleneksel Müttefiklikte Ciddi Kırılmalar
Doç. Dr. Furkan Kaya da ABD Kongresi'ndeki askeri yardım kesintisi tartışmalarının ve siyasilerin tepkilerinin tesadüf olmadığını, iki ülke arasındaki geleneksel müttefiklik ilişkisinde ciddi kırılmalar yaşandığını vurguladı. İsrail'in 1948'den bu yana ABD'nin Orta Doğu'daki operasyonel gücü olarak kullanıldığını hatırlatan Kaya, Trump'ın Kudüs ve Golan Tepeleri'ni İsrail'e vermesi gibi adımların yanı sıra, kişisel ilişkilere dayanan son dönemdeki dinamiklerin de önemli olduğunu belirtti.
Trump'ın "Önce Amerika" politikası ile İsrail'in beklentileri arasındaki uyuşmazlığa dikkat çeken Kaya, İsrail'in Suriye ve Irak'ta PKK/PYD'yi desteklemesinin ABD'nin yeni vizyonuyla örtüşmediğini ifade etti. Trump'ın hem İsrail'i hem de Türkiye'yi sevdiğini belirtmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile iyi anlaştığını söylemesinin Netanyahu'yu rahatsız ettiğini kaydetti. F-35'ler ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılması gibi konuların da Netanyahu'yu oldukça rahatsız ettiğini sözlerine ekledi.
Kaya, İsrail'in "şımarıklığından" ABD'nin bıktığını ve artık İsrail'e sınır çizildiğini belirtti. Bu durumun, ABD'nin Orta Doğu'daki ağırlığını azaltma ve İsrail'i dizginleme çabalarının bir parçası olduğunu gösterdiğini ifade etti.



