Son Dakika

ABD ve İran arasındaki 60 günlük ateşkes süreci ve İsrail faktörü

ABD ile İran arasında yürütülen 60 günlük ateşkes süreci teknik olarak devam ederken, bölgedeki diplomatik ve askeri hareketlilik yeni bir savaş doktrinine işaret ediyor.

Sıla İ.1 dakika okuma0 görüntülenme
ABD ve İran arasındaki diplomatik ve askeri süreç
ABD ve İran arasındaki diplomatik ve askeri süreç
Paylaş:

ABD ve İran Arasında Hassas Ateşkes Süreci

ABD ile İran arasında 60 gün süreyle imzalanan ateşkes süreci, sahadaki teknik görüşmelerle devam etmektedir. Süreç içerisinde yaşanan gerginlikler mevcut dinamikler açısından beklenen bir durum olarak değerlendirilse de, Milli Güvenlik Kurulu bildirisinde de vurgulanan ateşkesin sabote edilme riski bölge için kritik bir konu olmayı sürdürüyor. İran Meclis Başkanı Kalibaf, füze programlarının ve direniş eksenine verilen desteğin müzakere edilemez olduğunu belirterek Tahran yönetiminin bu konudaki net tavrını ortaya koymuştur.

Değişen Savaş Doktrini ve Savunma Sistemleri

Yaşanan süreç, askeri literatürde "büyük savunma sistemlerini yorma yöntemi" olarak tanımlanan yeni bir konsepti beraberinde getirmektedir. Bu yaklaşım, teknolojik olarak gelişmiş ve maliyetli savunma sistemlerinin, daha düşük maliyetli ancak akıllı ve hızlı hareket edebilen unsurlarla nasıl etkisiz hale getirilebileceğini göstermiştir. Bu bağlamda öne çıkan hususlar şunlardır:

  • Demir Kubbe gibi yüksek maliyetli sistemlerin, basit araçlarla yorularak zafiyetinin ortaya çıkması.
  • Devasa savaş gemilerinin, düşük maliyetli insansız hava ve deniz araçları karşısında savunmasız kalabilmesi.
  • Dünya genelinde hantal savunma yapılarının yerini daha çevik stratejilere bırakması.

Bu değişim süreci, Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki stratejilerinin uluslararası savunma dergilerinde daha sık gündeme gelmesine zemin hazırlamaktadır.

Diplomatik Görüşmeler ve İsrail'in Tutumu

Diplomatik kanatta ise Doha'da gerçekleştirilen temaslar dikkat çekmektedir. ABD Başkanı Donald Trump'ın görüşme talebine dair açıklamalarına karşın, İran tarafı bu görüşmenin doğrudan bir pazarlık değil, teknik heyetler düzeyinde yürütülen bir süreç olduğunu ifade etmiştir. Katar'daki temasların ana gündemini ise İsrail'in barışa yönelik isteksiz tutumu oluşturmaktadır. Bölgedeki aktörler üzerinde sürekli bir provokasyon çabası içerisinde olduğu gözlemlenen İsrail'in, hem ABD hem de İran tarafını huzursuz eden bir rol üstlendiği belirtilmektedir. Ankara, bölgedeki istikrarı bozmaya yönelik bu girişimlere karşı duruşunu sürdürmektedir.

Paylaş: