ABD'den İran Açıklaması: Nükleer Stok İmhası ve Bölgesel İstikrar Vurgusu
ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, İran ile varılan mutabakat zaptına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Vance, anlaşmanın nükleer denetimleri ve uranyum stokunun imhasını içerdiğini belirtti.

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, İran ile varılan mutabakat zaptına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Vance, anlaşmanın temel maddelerinden birinin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ve ABD'nin, İran'ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunu imha etmesine yardımcı olmak olduğunu vurguladı. Bu maddenin mutabakatta açıkça yer aldığını belirtti.
NBC televizyonuna konuşan Vance, anlaşma kapsamında nükleer denetçilerin İran'a geri döneceğini ifade etti. Mutabakat zaptının metninin yayımlanacağını ancak uygulamayla ilgili teknik detayların bulunduğunu söyledi. Vance, Katar ve Pakistan'ın bu anlaşmanın arabuluculuğunda önemli rol oynadığını kaydetti.
'NORMAL BİR ÜLKE GİBİ DAVRANMALARINI İSTİYORUZ'
Nükleer denetimlerin başlayacağı tarihin kısa süre içinde netleşeceğini belirten Vance, İran'ın anlaşmaya uyması halinde çeşitli faydalar sağlayacağını dile getirdi. Vance, "Bizim görmek istediğimiz de budur. Onların normal bir ülke gibi davranmasını istiyoruz. Başarılı bir ülkeye sahip olmalarını isterim, ancak yalnızca uzun vadede nükleer silah geliştirmemeyi taahhüt etmek için gerekli olanı yaparlarsa" dedi.
Eski ABD Başkanı Barack Obama'nın İran ile yapılacak anlaşmanın 2015'teki anlaşmadan farklı olmayacağı yönündeki eleştirilerine yanıt veren Vance, iki durumun birbirinden tamamen farklı olduğunu savundu. Vance, "Obama dönemindeki Kapsamlı Ortak Eylem Planı’na (JCPOA) dönersek, yapılan şey hızlanan İran nükleer programını ele almak ve İranlılara bu programı durdurmaları için esasen rüşvet vermekti. Şimdi ise tamamen farklı bir konumdayız. İran’ın nükleer programı tamamen yok edildi ve bizim söylediğimiz şu: Onu yeniden inşa etmeyeceğinize dair uzun vadeli taahhütte bulunun; bunun karşılığında da beraberinde gelen faydaları elde edin" açıklamasını yaptı.
İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden hizmet ücreti alma planlarına da değinen Vance, anlaşmaya göre 60 günlük müzakere süresince Hürmüz Boğazı'na giriş ve çıkışın ücretsiz olacağını belirtti. Vance, İran'daki bazı çevrelerin anlaşmanın İran'a sağlayacağı avantajlara odaklanırken, ABD'nin kazanımlarından pek bahsetmediğini söyledi.
'İRANLILARIN NE KADAR CİDDİ OLDUKLARINI GÖRECEĞİZ'
Fox News'te Hannity programına katılan Vance, İran'ın taahhütlerini yerine getirmemesi halinde yaşanacaklara ilişkin bir soruya, "Eğer yapacaklarına söz verdikleri şeyleri yapmazlarsa, anlaşmanın sağladığı hiçbir faydadan yararlanamazlar. Başkan'ın da söylediği gibi tüm kozlar bizim elimizde. İlerleme kaydedebilmek için ihtiyaç duydukları rahatlamayı elde edemezlerse ekonomik olarak çok zor durumda kalmaya devam edecekler" yanıtını verdi.
Vance, saldırıların yeniden başlayabileceğini veya ablukanın yeniden uygulanabileceğini ima ederek, "Başkan Trump'ı uzun zamandır tanıyorum. Bunun anlamı bombardımanlara geri dönmek olabilir derim. Olabilir. Gerçekten olabilir ve o bunu yapar. Tereddüt edeceğini sanmıyorum" dedi. Körfez ülkelerinin İran'ın geleceği konusunda belirsizlik yaşadığını ancak anlaşmayı bir fırsat olarak gördüklerini belirten Vance, "Bu yüzden bu yolda ilerleyeceğiz. İranlıların ne kadar ciddi olduklarını göreceğiz" diye konuştu.
Trump yönetiminin nihai hedefinin rejim değişikliği değil, Tahran'ın davranışlarını değiştirmesi olduğunu yineleyen Vance, "İran'ın normal bir ülke olmasını istiyor. Bunun gibi davranmaları gerekiyor" dedi. ABD hükümetinin İran'a para vereceği yönündeki iddiaları ise kesin bir dille reddetti: "Hayır! ABD’li vergi mükelleflerinin parasından tek bir kuruş bile almayacaklar. Asla. Nokta. Bunun yanına bile yaklaşamazlar."
'KÖRFEZ ARAPLARI BU MUTABAKATI DESTEKLİYOR'
Vance, sıkı bir denetim mekanizmasının bu anlaşmayı Obama dönemindeki JCPOA'dan ayıracağını savundu. Körfez ülkelerinin mevcut mutabakat zaptını desteklediğini çünkü bunun Orta Doğu'yu kökten değiştirebilecek bir anlaşma olduğuna inandıklarını söyledi. Vance, "Bu anlaşmayı Körfez Arapları seviyor çünkü bunun Orta Doğu'yu temelden dönüştürebilecek türden bir anlaşma olduğunu biliyorlar" ifadelerini kullandı.
İki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğini İran'ın belirleyeceğini belirten Vance, "Temelde top İranlıların sahasında çünkü ne olursa olsun biz daha iyi durumdayız. Hangi yolu seçerlerse seçsinler, nükleer programları yok edildi. Hangi yolu seçerlerse seçsinler, Hürmüz Boğazı açık. Hangi yolu seçerlerse seçsinler, konvansiyonel orduları yok edildi. Bu, İranlılara normal bir ülke olup olmama seçeneği sunuyor, ancak onlar neyi seçerse seçsin ABD çok daha güçlü bir konumda" dedi.
Washington ile Tahran arasında daha önce görülmemiş düzeyde doğrudan iletişim kurulduğunu vurgulayan Vance, İran liderliğinin son dönemdeki gelişmelerle birlikte geçmişteki bazı politikalarının hata olabileceğini düşünmeye başladığını gözlemlediğini aktardı. Vance, "Elini uzatıp şunu söylüyoruz: Eğer siz değişmeye hazırsanız, biz de sizinle ilişkilerimizi değiştirmeye hazırız" şeklinde konuştu.
Anlaşma hakkında dolaşan yanlış bilgilere de değinen Vance, ABD'den İran'a 24 milyar dolar gönderileceği iddialarının tamamen uydurma olduğunu belirtti. Vance, anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nın derhal açılmasını garanti ettiğini, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmayacağını ve davranışlarını değiştirip terörizmi finanse etmeyi durdurması halinde ABD ile ilişkilerin kökten değişebileceğini söyledi.
Sosyal medya hesabından da açıklamalarda bulunan Vance, Trump'ın barışı tesis etme çabalarının engellemelere rağmen Amerikan halkı için sonuç verdiğini ifade etti.



