Avrupa Birliği'nden Türkiye'nin Nadir Toprak Elementlerine İş Birliği Sinyali
Avrupa Parlamentosu, Türkiye Raporu'nda Eskişehir'deki nadir toprak elementleri rezervlerine dikkat çekerek örtülü bir iş birliği çağrısı yaptı.

Avrupa Parlamentosu Raporunda Dikkat Çeken Detay
Avrupa Birliği (AB), Eskişehir Beylikova'da bulunan nadir toprak elementleri rezervlerine yönelik stratejik bir yaklaşım sergiliyor. Avrupa Parlamentosu tarafından 17 Haziran'da kabul edilen Türkiye Raporu'nda yer alan ifadeler, bölgedeki madenlerin işletilmesi konusunda AB'nin Türkiye ile iş birliğine açık olduğu sinyalini verdi. Raportör Nacho Sánchez Amor tarafından kaleme alınan ve ilk taslakta yer almayıp sonradan eklenen ilgili maddede, Türkiye'nin bu alandaki potansiyeli kabul edilirken, işletme süreçlerinin teknik ve finansal zorluklarına vurgu yapıldı.
Stratejik Hammadde Tedarikinde Yeni Dönem
AB'nin bu yaklaşımı, 2024 yılında kurulan Avrupa Kritik Hammadde Kurulu'nun hedefleriyle paralellik gösteriyor. Avrupa'nın stratejik sektörlerde dışa bağımlılığını azaltmayı amaçlayan bu politika kapsamında, lityum, nikel ve nadir toprak elementleri gibi kritik hammaddelerin tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi hedefleniyor. AB, halihazırda Kanada, Kazakistan ve Ukrayna gibi 12 farklı ülke ile benzer stratejik ortaklıklar yürütüyor.
- Avrupa Birliği, hammadde tüketiminin yüzde 10'unu Birlik içindeki madencilik faaliyetlerinden karşılamayı hedefliyor.
- Küresel Geçit (Global Gateway) aracı ile 2027 yılına kadar 300 milyar euroya varan bir yatırım hacmi planlanıyor.
- Eskişehir'deki rezervlerin küresel tedarik zincirine katkı sunabileceği, ancak yüksek çevre standartları ve ileri teknoloji gerektirdiği raporda belirtiliyor.
Raporun 30. maddesinde, Türkiye'nin yaptığı keşfin küresel pazarda önemli bir aktör olma potansiyeli taşıdığı ifade edilirken, maden çıkarma ve işleme teknolojilerine erişim ile sürdürülebilir kaynak yönetimi konusunda iş birliği ihtiyacının altı çiziliyor. Bu adım, siyasi gerilimlerin gölgesinde kalsa da AB'nin kritik hammadde temini konusundaki stratejik önceliklerini yansıtması bakımından önem taşıyor.



