AB'nin "Made in EU" Düzenlemesi Türk Otomotiv Tedarik Zincirini Tehdit Ediyor
Türkiye otomotiv sektörü 2026'nın ilk yarısında 20,8 milyar dolarlık ihracatla rekor kırarken, Avrupa Birliği'nin "Made in EU" düzenlemesi tedarik zincirini riske atıyor. Uzmanlar, %70 yerlilik şartının Gümrük Birliği'ni ve Türk sanayisini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

Türkiye otomotiv sektörü, 2026 yılının ilk yarısında 20,8 milyar dolarlık ihracat rakamıyla tüm zamanların rekorunu kırmasına rağmen, Avrupa Birliği'nin (AB) gündemindeki yeni bir düzenleme nedeniyle ciddi endişeler taşıyor. AB'nin araçların menşeini belirlemek için getirmeyi planladığı "Made in EU" (AB'de Üretildi) düzenlemesi, Türk otomotiv tedarik zinciri için önemli riskler barındırıyor.
AB Araçlarında %70 Yerlilik Şartı Sektörü Tedirgin Ediyor
AB tarafından hazırlanan taslak düzenleme, AB ülkelerinde satılacak araçların en az %70'inin yerli parçalardan üretilmesi şartını getiriyor. Bu düzenlemenin, Türkiye'nin AB ile olan Gümrük Birliği anlaşmasını ve Türk otomotiv tedarik sanayisinin mevcut yapısını olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, bu şartın Türk firmalarının rekabet gücünü azaltabileceği ve ihracatı olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor.
Gümrük Birliği ve Tedarik Zinciri Üzerindeki Etkiler
Otomotiv sektörü, Türkiye'nin ihracatında lokomotif görevi gören ana sektörlerden biri. Özellikle AB ülkelerine yapılan ihracat, bu sektörün büyümesinde kritik bir rol oynuyor. AB'nin getireceği yerlilik şartı, Türkiye'de üretim yapan ve AB'ye parça tedarik eden firmaları doğrudan etkileyecek. Bu durum, hem mevcut yatırımların risk altına girmesi hem de gelecekteki yatırım kararlarının olumsuz etkilenmesi anlamına gelebilir.
Uzmanlar, söz konusu düzenlemenin şirketler için bir "yönetim refleksi" sınavı olduğunu vurguluyor. Firmaların, değişen küresel ve bölgesel dinamiklere ne kadar hızlı ve etkili adapte olabilecekleri, bu süreçte belirleyici olacak. Bu kapsamda:
- Yerli üretim oranını artırma stratejileri
- Tedarik zincirinde alternatif çözümler geliştirme
- Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarını güçlendirme
- AB ile diplomatik ve ticari temasları artırma
gibi adımların atılması önem taşıyor. Düzenlemenin nihai halinin ne olacağı ve Türkiye otomotiv sanayisi üzerindeki etkilerinin ne kadar derinleşeceği ise önümüzdeki dönemde netlik kazanacak.
