Son Dakika

Avrupa Birliği'nin Yeni Sanayi Yasası Otomotiv Sektörünü Nasıl Etkileyecek

Avrupa Birliği'nin devreye aldığı yeni sanayi yasası, otomotiv sektöründe yerli üretim şartı getiriyor. Uzmanlar, bu adımın Türkiye ve AB arasındaki ticari dengeyi zorlayabileceğini belirtiyor.

Derya L.1 dakika okuma0 görüntülenme
Avrupa Birliği ve Türkiye otomotiv sektörü iş birliği
Avrupa Birliği ve Türkiye otomotiv sektörü iş birliği
Paylaş:
Avrupa Birliği, enerji, savunma ve otomotiv gibi kritik sektörlerde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla AB Endüstriyel Hızlandırıcı Yasası'nı yürürlüğe koymaya hazırlanıyor. Birlik, kıta genelinde üretim kapasitesini artırmayı hedeflese de mevcut ekonomik altyapı ve yaşlanan nüfus yapısı gibi etkenler bu hedefe ulaşılmasını güçleştiriyor. Yasayla birlikte otomotiv sektöründe teşviklerden yararlanabilmek ve kamu alımlarına dahil olabilmek için üretimde AB içerisinde montaj ve yüzde 70 yerli üretim zorunluluğu getirilmesi öngörülüyor.

Otomotiv Sektöründe Türkiye ve AB Ticari İlişkileri

Otomotiv sektörü temsilcileri, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile kurduğu güçlü ticari bağlara dikkat çekiyor. Türkiye, AB ile gerçekleştirdiği yıllık 28-30 milyar dolar civarındaki otomotiv ihracatı ile birlik ülkelerine karşı dış ticaret fazlası veriyor. 2025 yılında 41,5 milyar dolarla rekor seviyeye ulaşan toplam otomotiv ihracatının üçte ikisi AB pazarına yapılıyor. Toyota, Stellantis, Hyundai, Renault ve Ford gibi dev markalar için Türkiye, yüksek kalite ve düşük maliyet avantajları sunan stratejik bir üretim üssü konumunda bulunuyor. Gümrük birliği sayesinde entegre bir yapıya sahip olan Türk otomotiv sanayii, yüz binlerce kişilik istihdam kapasitesiyle de dikkat çekiyor.

Sektörel Riskler ve Küresel Yansımalar

Uzmanlar, söz konusu yasal düzenlemenin yalnızca Türkiye'yi değil, ABD, Japonya ve Fas gibi önemli üretim merkezlerini de olumsuz etkileyebileceğini vurguluyor. Avrupa'daki enerji ve işçilik maliyetlerinin Türkiye'ye kıyasla yüksek olması, üretimin AB içine taşınması durumunda ek teşvik ihtiyacını doğuruyor. Ayrıca, Türkiye'nin denklem dışında tutulmasının AB içindeki üretim verimliliğini zayıflatabileceği ifade ediliyor. Sektör temsilcileri, özellikle Çin'e karşı rekabet gücünü korumak isteyen Avrupa'nın, Türkiye ile mevcut iş birliğini sürdürmesinin her iki taraf için de ekonomik bir zorunluluk olduğunu belirtiyor. Yasanın jeopolitik bir mücadelenin parçası olabileceği ve uzun vadede maliyet artışı gibi öngörülemeyen sorunları beraberinde getirebileceği uyarısı yapılıyor.
Paylaş: