20 Yıllık İktidara Yönelik Eleştirilere Yazarından Tepki: 'Neden Rahatsız Oluyorsunuz?'
Gazeteci Emin Batur, AK Parti'nin 20 yıllık iktidarına yönelik eleştirileri kaleme aldığı yazısında, terörle mücadele, savunma sanayiindeki gelişmeler, dış politika ve sağlık hizmetleri gibi alanlardaki ilerlemelerin bazı çevreleri neden rahatsız ettiğini sorguladı.

Gazeteci Emin Batur, Türkiye'nin son 20 yılda elde ettiği kazanımlara yönelik eleştirilere, 'Yirmi yıldır iktidarsınız yeter artık' diyenlerin aslında neyden rahatsız olduğunu sorgulayan bir yazı kaleme aldı. Batur, yazısında terörle mücadeledeki başarılar, savunma sanayiindeki atılımlar, dış politikadaki dik duruş ve sağlık sistemindeki iyileştirmeler gibi konularda Türkiye'nin geldiği noktayı vurgulayarak, bu ilerlemelerin bazı çevrelerce neden hazmedilemediğini eleştirdi.
Savunma Sanayiinde 'Aslan' Türkiye
Yazısında, 40 yıldır süregelen terör sorununun çözülmesinden duyulan rahatsızlığa dikkat çeken Batur, Güneydoğu'nun artık kan ve nefret yerine kekik kokması gerektiğini belirtti. Avrupa kapılarında kredi dilenilen, paramızla aldığımız tankların kullanımına kısıtlama getirilen eski hükümetler döneminin özlenip özlenmediğini sorguladı. Yüz yıldır kendi tankını, topunu üretmeyen, bunun yerine bahaneler üreten hükümetlerin mi daha makbul olduğunu soran Batur, son 20 yılda Türkiye'nin savunma sanayiinde geldiği noktayı gözler önüne serdi. İHA, SİHA, uydular, insansız hava araçları ve Milli Muharip Uçak KAAN gibi projelerle Türkiye'nin dünyada sözü dinlenir bir ülke haline geldiğini vurguladı. Bu gelişmelerin, milli muharip uçağına 'kalorifer peteği' diyen bir zihniyet tarafından eleştirilmesini ise talihsizlik olarak niteledi.
Dış Politikada Dik Duruş ve Çevrede İstikrar
Batur, dış politikada dünya liderleri karşısındaki dik duruşun ve Türkiye'nin dünyada sözü dinlenir bir ülke olmasının bazı çevreleri rahatsız ettiğini ifade etti. Emperyalist güçler karşısında 'arslan' gibi duran Türkiye'nin, son 200 yılda hiç olmadığı kadar silah üretimi yaptığını belirtti. Karabağ ve Suriye'deki insani duruma değinen Batur, milyonlarca insanın zulümden kurtulduğu bu coğrafyalarda, Türkiye'nin merhametli elinin uzanmasının önemine vurgu yaptı. Ana muhalefet liderinin Suriyelilerin Baas rejimine teslim edilmesi yönündeki söylemlerini eleştiren Batur, bu tür politikaların bölgede kaosu artıracağını savundu. Somali'de küresel ölçekte etkin rol alan bir Türkiye yerine, İngiliz himayesi arayan bir parti liderinin mi istenildiğini sorarak, bu tercihin sonuçlarının ağır olacağını ima etti.
Sağlıkta Devrim ve Yerel Yönetimlerdeki Kayıplar
Sağlık sistemindeki iyileştirmeleri de gündeme getiren Batur, bedava ilaçlar ve 5 yıldızlı şehir hastaneleri konforunun bazı çevreleri rahatsız ettiğini öne sürdü. Şehir hastanelerinin gereksizliğini söyleyen ve Cumhurbaşkanı'na 'Bu kadar hastayı nereden bulacaksın?' diye soran bir parti liderinin cumhurbaşkanı yapılmak istenmesini eleştirdi. Bu yaklaşımın, 2019 yerel seçimlerinde söylenenlere benzediğini belirten Batur, o dönemde 'biraz da İmamoğlu gelsin' propagandasının tuttuğunu ancak bunun sonucunda belediyelerin CHP'ye geçmesiyle millete büyük kayıplar yaşatıldığını savundu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 7 yılda kullandığı yaklaşık 105 milyar dolarlık bütçeye rağmen somut yatırımın az olduğunu, paranın büyük kısmının buharlaştığını iddia etti. Bu durumun, Türkiye hazinesinin aynı zihniyete teslim edilmesi tehlikesine karşı bir uyarı olduğunu belirtti.
Son olarak Batur, milletin 2023 seçimlerinde yanılıp bu tür politikaları tercih etmesi durumunda yaşanacak olası kaos ve ülkenin dünya kamuoyundaki itibar kaybını hayal ederek, 'Huzur mu, kaos mu?' sorusunu aziz milletin takdirine bıraktı.



