Son Dakika

17 Yaşında İmam Hatip Lisesi Öğrencisi WORLDEF Sahnesinde Dikkat Çekti

WORLDEF İstanbul 2026 etkinliğinde yapay zeka ve reklamcılık üzerine yaptığı konuşmayla öne çıkan 17 yaşındaki Abdullah Ok, dijital ticaretin geleceğine dair önemli mesajlar verdi.

Yönetici2 dakika okuma0 görüntülenme
17 yaşındaki Abdullah Ok, WORLDEF İstanbul 2026 sahnesinde konuşma yaparken
17 yaşındaki Abdullah Ok, WORLDEF İstanbul 2026 sahnesinde konuşma yaparken
Paylaş:

WORLDEF İstanbul 2026, dijital ticaretin geleceğini şekillendiren önemli bir platform olarak 11-13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Yenikapı Etkinlik Alanı’nda kapılarını açtı. Etkinlik, 50’den fazla ülkeden 30 binden fazla ziyaretçiyi, 240’tan fazla firmayı ve 200’ün üzerinde konuşmacıyı ağırlayarak dünya ile Türkiye arasında dijital ticaret köprüsü kurmayı hedefledi. Konuşmacı seçiminde uygulanan kamuya açık oylama yöntemiyle dikkat çeken Abdullah Ok, 371 aday arasından 6. sıraya yerleşerek binlerce oy topladı ve sahneye çıkma hakkı kazandı.

15 Temmuz Şehitleri Teknoloji Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi olan 17 yaşındaki Ok, etkinliğin ana temalarından biri olan “AI in Commerce” kapsamında “Yapay Zeka ile Reklamcılıkta Yeni Prodüksiyon Çağı” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Konuşmasında, yapay zeka araçlarının reklam üretim süreçlerinde bir tehdit değil, vizyonu genişleten bir iş birliği ortağı olarak nasıl konumlandırılabileceğini anlattı. Ok, yapay zeka ile içerik üretiminin sanıldığı kadar basit olmadığını vurgulayarak, nitelikli bir yapay zeka reklam videosunun sadece komut yazmaktan ibaret olmadığını belirtti. Fikir geliştirme, komut mühendisliği, kurgu tutarlılığı ve çok sayıda deneme yanılma süreci gerektirdiğini aktardı.

Adgenture kurucu ortağı Abdullah Ok, sunumunda şu önemli noktaları dile getirdi: “Yapay zeka kendi başına fikir üretmez; onu doğru yöne yönlendiren, markanın kimliğini bilen ve hedef kitleyi anlayan bir insan kaynağına ihtiyaç duyar. Bu teknolojiyi doğru kullananlarla sadece kullananlar arasında ince bir çizgi var ve biz o çizginin doğru tarafında yer almaya çalışıyoruz.”

İstanbul merkezli bir yapay zeka reklam prodüksiyon stüdyosu olan Adgenture, reklam filmleri, kullanıcı tarafından üretilen içerikler (UGC), yapay zeka avatarları, ürün fotoğrafçılığı, seslendirme ve reklam yerelleştirme gibi hizmetleri, geleneksel çekim ekipleri ve fiziksel setler kullanmadan sunuyor. Stüdyonun öne çıkan avantajları arasında teslimat süresinin kısalığı bulunuyor. Geleneksel prodüksiyonlarda 4 ila 8 hafta sürebilen işler, yapay zeka üretim hattında 1 ila 3 iş gününe indirgeniyor. Maliyet yapısı da önemli bir fark yaratıyor; set, ekip, mekan ve oyuncu giderlerinin ortadan kalkmasıyla bütçe doğrudan içeriğe odaklanıyor. Metin, ses veya sahne değişiklikleri gibi revizyonlar, yeniden çekim gerektirmediği için saatler içinde tamamlanabiliyor.

Ok’a göre bu yenilikçi model, bütçe ve ekipman kısıtlamaları nedeniyle kaliteli reklam içeriği üretemeyen küçük ölçekli markalar ve yerel işletmeler için büyük bir fırsat sunuyor. Bu sayede, rekabet ortamının daha eşit hale gelmesi hedefleniyor.

Paylaş: