Gündem

Gençlerde Bel Fıtığı Tehlikesi: Hareketsiz Yaşam ve Ekranlar Tetikliyor

Prof. Dr. İrfan Koca, hareketsiz yaşam tarzı, yanlış beslenme ve uzun ekran süresinin gençlerde bel fıtığı vakalarını artırdığını söyledi. Uzman, ameliyatsız tedavi yöntemlerinin başarı oranının yüksek olduğuna dikkat çekti.

Yönetici1 dakika okuma0 görüntülenme
Genç bir insanın belini tuttuğu ve ağrı çektiği bir görsel, bel fıtığı riskini simgeliyor.
Genç bir insanın belini tuttuğu ve ağrı çektiği bir görsel, bel fıtığı riskini simgeliyor.
Paylaş:

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, günümüz gençliğinin karşı karşıya olduğu önemli bir sağlık sorunu olan bel fıtığı vakalarındaki artışa dikkat çekti. Prof. Dr. Koca, bu artışın temel nedenleri olarak hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve uzun süre ekran başında geçirilen zamanı gösterdi. Özellikle bilgisayar, tablet ve telefon gibi dijital cihazların yaygın kullanımı, gençlerin fiziksel aktivite düzeyini düşürerek omurga sağlığını olumsuz etkiliyor.

Prof. Dr. Koca, genç yaşta başlayan bel fıtığı şikayetlerinin ilerleyen dönemlerde daha ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Omurga disklerinin yıpranması veya dışarı doğru fıtıklaşması sonucu oluşan bu rahatsızlık, bel ağrısı, bacaklara yayılan ağrı ve uyuşma gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Hareketsizliğin kasları zayıflatarak omurgayı destekleme yeteneğini azalttığını belirten uzman, bu durumun fıtık riskini artırdığını vurguladı.

Sağlıksız beslenme de bel fıtığı gelişiminde rol oynayan bir diğer faktör olarak öne çıkıyor. Aşırı kilo veya obezite, omurgaya binen yükü artırarak diskler üzerindeki baskıyı çoğaltıyor. Dengeli ve yeterli beslenmenin, vücut ağırlığının kontrol altında tutulmasıyla birlikte omurga sağlığının korunmasında büyük öneme sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Koca, yeterli sıvı alımının da disklerin esnekliğini korumasına yardımcı olduğunu belirtti.

Ancak Prof. Dr. Koca, bel fıtığı tedavisinde umut verici gelişmeleri de müjdeledi. Son yıllarda geliştirilen ameliyatsız tedavi yöntemlerinin, hastalar üzerinde oldukça başarılı sonuçlar verdiğini söyledi. Fizik tedavi, egzersiz programları, ilaç tedavisi ve çeşitli enjeksiyon teknikleri gibi yöntemlerle hastaların büyük ölçüde sağlığına kavuşabildiğini dile getirdi. Cerrahi müdahalenin, yalnızca konservatif tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı çok nadir durumlarda başvurulan bir seçenek olduğunu ekledi.

Uzman, gençlerin bel fıtığı riskini azaltmak için erken yaşta sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmelerinin altını çizdi. Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve ekran başında geçirilen sürenin sınırlandırılması gibi önlemlerin, hem genel sağlık hem de omurga sağlığı açısından kritik olduğunu belirtti. Ailelere de çocuklarının fiziksel aktivitelerini teşvik etmeleri ve ekran sürelerini kontrol altında tutmaları konusunda tavsiyelerde bulundu.

Paylaş: