Ermenistan'da Siyasi Gerilim: Paşinyan'ın Taviz Politikaları Tepki Çekiyor
İkinci Dağlık Karabağ Savaşı sonrası Ermenistan'da iç siyasi dengeler değişiyor. Başbakan Paşinyan, Türkiye ve Azerbaycan'a yönelik politikaları nedeniyle eleştiriliyor.

İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nın ardından Ermenistan'da sular durulmuyor. Savaş sonrası süreçte Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkileri normalleştirme adımları atan Başbakan Nikol Paşinyan, ülke içindeki muhalif kesimlerin sert eleştirileriyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Özellikle bölgedeki yeni statükoyu kabul etme eğilimi, Ermeni kamuoyunda derin bir siyasi ayrışmayı beraberinde getirdi.
Savaş Sonrası Dönemde Artan Baskılar
Dağlık Karabağ'daki askeri yenilginin ardından Ermenistan'da yönetim üzerinde ciddi bir baskı oluştu. Paşinyan hükümeti, bölgesel istikrarı sağlamak amacıyla Türkiye ve Azerbaycan ile diplomatik kanalları açma stratejisi izlerken, muhalefet bu süreci 'ulusal çıkarlardan taviz vermek' olarak nitelendiriyor. Sokaklara yansıyan protestolar ve siyasi söylemler, halkın bir kısmının mevcut dış politika rotasından memnun olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Muhalefetin Eleştiri Odağı
Ermenistan iç siyasetindeki milliyetçi kanat, Paşinyan'ın attığı normalleşme adımlarını egemenlik haklarına bir tehdit olarak görüyor. Özellikle sınırların belirlenmesi ve ulaşım koridorlarına ilişkin yürütülen müzakerelerde, hükümetin Azerbaycan ve Türkiye'nin taleplerine boyun eğdiği iddiaları sıkça dile getiriliyor. Paşinyan ise bu eleştirilere karşı, Ermenistan'ın ekonomik kalkınması ve bölgesel izolasyondan kurtulması için bu adımların zorunlu olduğunu savunuyor.
Bölgesel Diplomasi ve Gelecek Beklentisi
Türkiye ile yürütülen normalleşme süreci, Kafkasya'da yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor. Ankara, bölgedeki kalıcı barışın ancak karşılıklı güven ve iş birliği ile mümkün olabileceğini her fırsatta vurguluyor. Ancak Ermenistan'daki iç siyasi istikrarsızlık, bu sürecin hızını ve başarısını doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde Paşinyan'ın, hem ülke içindeki muhalefeti yatıştırması hem de bölgesel barış vizyonunu koruması, Ermenistan'ın geleceği açısından kritik bir sınav niteliği taşıyor.



