Emine Erdoğan'dan Sıfır Atık Forumu'nda Küresel Çağrı: 'İnsanlık Beşten Büyüktür'
İstanbul'da düzenlenen Sıfır Atık Forumu 2026'da konuşan Emine Erdoğan, israf ve tüketim krizine dikkat çekerek, sıfır atığın insanlık değerlerini iyileştireceğine inandığını belirtti. COP31 öncesinde sıfır atığı iklim eylemi olarak önerdi.

İstanbul Valiliği himayesinde, Sıfır Atık Vakfı'nın koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu 2026'nın açılışında konuşan Emine Erdoğan, İstanbul'un medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu vurgulayarak, bu yılki forumun 183 ülkeden temsilci, 500'ü aşkın kurum ve 5 binden fazla katılımcıyı ağırladığını bildirdi. Erdoğan, bu buluşmanın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Dünya beşten büyüktür çünkü insanlık beşten büyüktür' mesajının somut bir yansıması olduğunu söyledi.
Foruma gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getiren Emine Erdoğan, bu sinerjinin ortak gelecek için yeni başlangıçlara vesile olmasını temenni etti. Sıfır Atık Vakfı'na ve destek veren bakanlıklara ile İstanbul Valiliği'ne teşekkür eden Erdoğan, vakfın dünyanın en kapsamlı uluslararası çevre buluşmalarından birine ev sahipliği yaptığını belirtti.
Atık Kıtasından Adaletsizliğe: Tüketim Kültürünün Eleştirisi
Erdoğan, Pasifik Okyanusu'ndaki devasa çöp adasına dikkat çekerek, bu durumun israf ve tüketim krizinin bir anıtı olduğunu ifade etti. Her gün binlerce kamyon çöpüne eşdeğer plastik atığın okyanuslara karıştığını hatırlatan Erdoğan, bunun sadece atık yönetimi sorunu olmadığını, mikroplastiklerin en ücra köşelere ulaşmasının alelade bir kirlilik olmadığını vurguladı. İnsanlık tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar fazla üretildiğini ve refah biriktirdiğini belirten Erdoğan, ancak bu refahın yanında büyük bir adaletsizliğin de büyüdüğünü gözler önüne serdi. Planlı eskitme ve sadece beğenilmediği için ayıklanan eşyaların çöplükleri doldurduğunu, aynı dünyada milyonlarca insanın temel ihtiyacını karşılayamadığını söyledi. 'Kullan-at, at-unut, düşünme-tüket' anlayışının doğal kaynaklarla birlikte insanlık değerlerini de tükettiğini belirten Erdoğan, tüketim kültürünün insanlığın sağduyusunu ve vicdanını zedelediğini, gelecek nesillere ağır bir ekolojik yük ve kırılmış bir adalet terazisi miras bıraktığını ifade etti.
Sıfır Atık: İnsanlığın Öze Dönüş Bileti
Emine Erdoğan, sıfır atığı insanlığın öze dönüş yolculuğunun bir bileti olarak gördüklerini ve bu felsefenin yaygınlaşmasıyla doğa kadar insanlık değerlerinin de iyileşeceğine inandığını dile getirdi. 2017'de başlattıkları Sıfır Atık Hareketi'nin fikri temellerini bu anlayışın oluşturduğunu ve 2023'te kurulan Sıfır Atık Vakfı'nın küresel girişimleriyle vizyonu uluslararası alanda yeni bir seviyeye taşıdığını belirtti. Sıfır atığın iklim eylemi, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehirler gibi başlıklarla bütünleşmesine katkı sağladığını ekledi.
COP31 Öncesinde Sıfır Atık Bir İklim Eylemi Olarak Teklif Ediliyor
Bu yılki forumun, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi'yle aynı döneme denk gelmesinin, sıfır atığın iklim değişikliği mücadelesindeki stratejik önemini anlatmak için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayan Erdoğan, sıfır atığın iklim mücadelesinin en dönüştürücü gücü olduğunu söyledi. Forumu, COP31 yolunda önemli bir kilometre taşı olarak gördüklerini belirten Erdoğan, zirve öncesinde sıfır atığı bir iklim eylemi olarak teklif ettiklerini ifade etti. Dünyada her yıl milyarlarca dolarlık gıdanın israf edildiğini ve bunun iklim değişikliğinde önemli bir payı olduğunu hatırlattı. 673 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği bir dünyada, israf edilen gıdanın dörtte birini kurtararak küresel açlığın bitirilebileceği gerçeğine rağmen bu çelişkinin ortadan kaldırılamadığını belirtti. Bir yanda çöplerin dolup taştığını, diğer yanda ise sofraların boş kaldığını ve umutların söndüğünü söyleyerek, bu durumun ağır bir vicdan yükü olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin Gıda İsrafı Mücadelesi ve Küresel İşbirliği Çağrısı
Türkiye'nin gıda israfı konusunda örnek çalışmalar yürüttüğünü anlatan Erdoğan, 2008'deki 'Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası' ile israfı yüzde 40 azalttıklarını, 2015'te G-20 dönem başkanlığında konuyu uluslararası gündeme taşıdıklarını ve bu çabaların sonucunda Roma'da Gıda Kaybı ve İsrafının Azaltılması Teknik Platformu'nun kurulduğunu hatırlattı. 2020'de hayata geçirilen 'Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık' kampanyasının Birleşmiş Milletler nezdinde en iyi uygulama örneği olarak gösterildiğini belirtti. Bu yıl 'Uluslararası Sıfır Atık Günü' için gıda israfı temasını seçerek konuyu küresel gündeme taşıdıklarını, ancak bu meselenin daha büyük bir küresel işbirliği gerektirdiğini vurguladı. Bu mücadelede, sanayisi ve tüketim oranlarıyla en büyük paya sahip ülkelerin de sorumluluk üstlenmesinin önemine değinen Erdoğan, kimsenin geride kalmadığı, kaynakların israf edilmediği bir dünyanın ancak bu şekilde kurulabileceğini söyledi.
Yerel Bilgelik ve Adil Dünya Tasavvuru
İklim değişikliğiyle mücadelede ıskalanan önemli hususun, tek merkezli bilgi sistemlerinin yerel bilgeliği dışlaması olduğunu belirten Erdoğan, yerel kültürlerin özünü oluşturan döngüsel yaşam pratiklerinin modern dünyada yitik hazine haline geldiğini ifade etti. 'İnsanlık beşten büyüktür' ilkesinden hareketle her yerel kültürü, iklim değişikliğine gerçek çözümler sunacak bir el kitabı olarak görmeleri gerektiğini söyledi. Sıfır atık yolculuğu boyunca insanların doğayla uyumlu yaşam kurma isteğine defalarca şahit olduğunu ve sıfır atık felsefesini benimseyen herkesin iklim değişikliğiyle mücadelenin aktif bir aktörü haline geldiğini belirtti. Sıfır atık gönüllülerinin daha adil bir dünyayı mümkün kılacak dönüşümün lokomotif gücü olduğuna inandığını kaydeden Erdoğan, bu noktada devletlerin ve sivil toplum kuruluşlarının liderliğine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Adil bir dünyanın başlangıç meridyeninin 'benden bize' uzanan medeniyet tasavvurundan geçtiğini sözlerine ekledi.
Ortak Ses ve Sürdürülebilir Gelecek
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş da iklim değişikliği, kaynak kayıpları, gıda israfı gibi sorunların tek bir ülkenin çözemeyeceği küresel meseleler olduğunu belirtti. Ağırbaş, içinde bulunulan çağın en büyük üretim kapasitesine sahip olduğu kadar, en büyük tüketim baskılarını da beraberinde getiren bir dönem olduğunu söyledi. Değişimin, sorunları gören, dert edinen, çözüm üretmek için harekete geçen ve sorumluluk üstlenenlerle mümkün olacağını vurgulayan Ağırbaş, İstanbul'dan yükselecek ortak sesin daha adil, daha temiz, daha yaşanabilir ve daha sürdürülebilir bir dünyanın inşasına güçlü bir katkı sunacağına inandığını ifade etti. Programda Birleşmiş Milletler Habitat Genel Sekreter Yardımcısı ve İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach da bir konuşma yaptı. Foruma Ürdün Prensesi Dana Firas, Zimbabve Cumhuriyeti liderinin eşi Auxillia Mnangagwa ve Burundi Cumhuriyeti liderinin eşi Angeline Ndayishimiye gibi uluslararası isimler ile çeşitli bakanlar da katıldı.

