Dubai'de Şok İddia: Zeynab Javadli ve Üç Kızı İçin BM'den Yardım İstendi
Dubai Emiri'nin yeğeninin eski eşi Zeynab Javadli ve üç çocuğunun polis tarafından alıkonulduğu öne sürüldü. Avukatı, Birleşmiş Milletler'e acil çağrı yaptı.

Dubai Emiri Şeyh Muhammed bin Raşid El Mektum'un yeğeni Şeyh Saeed bin Maktum bin Raşid El Mektum'un eski eşi olan Zeynab Javadli'nin, üç kızıyla birlikte Dubai polisi tarafından alıkonulduğu iddiaları uluslararası kamuoyunda yankı uyandırdı. Uzun süredir devam eden velayet mücadelesiyle gündeme gelen Javadli'den haber alınamadığı belirtiliyor.
Avukattan Birleşmiş Milletler'e Acil Çağrı
Zeynab Javadli'nin hukuk temsilciliğini üstlenen İngiliz avukat David Haigh, müvekkilinin ve çocuklarının güvenliğinden endişe duyduklarını açıkladı. Haigh, yaptığı resmi açıklamada Javadli ile iletişimin tamamen kesildiğini vurgulayarak, Birleşmiş Milletler'e (BM) durumu bildirdiklerini ve acil müdahale talebinde bulunduklarını duyurdu. Avukat Haigh, Javadli'nin çocuklarıyla birlikte hukuka aykırı bir şekilde tutulduğunu savunuyor.
Velayet Davası Gerilimi Tırmandırdı
İddiaların arka planında, Zeynab Javadli ile Şeyh Saeed arasında uzun yıllardır devam eden çekişmeli bir velayet davası yer alıyor. Daha önce de benzer iddialarla gündeme gelen süreçte, Javadli'nin çocuklarıyla birlikte ülkeden ayrılmasına izin verilmediği ve sürekli bir baskı altında tutulduğu öne sürülmüştü. Sosyal medya üzerinden daha önce yardım çığlıkları atan Javadli'nin durumu, özellikle kadın hakları savunucuları tarafından yakından takip ediliyor.
Resmi Makamlardan Henüz Açıklama Yok
Yaşanan bu gelişmelerin ardından gözler Dubai yönetimine ve Şeyh Saeed cephesine çevrildi. Ancak konuyla ilgili olarak ne Dubai Polisi ne de ilgili ailenin temsilcileri tarafından şu ana kadar herhangi bir resmi açıklama yapıldı. İddiaların doğruluğu ve Javadli ile çocuklarının mevcut sağlık durumlarına dair belirsizlik ise devam ediyor.
Uluslararası gözlemciler, Birleşmiş Milletler'in olaya müdahil olup olmayacağını ve diplomatik kanalların nasıl işleyeceğini yakından izliyor. Olayın, bölgedeki aile hukuku ve insan hakları uygulamaları üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirmesi bekleniyor.



