Ayasofya'nın Tarihi, 'Fethin Mührü' Adlı Eserle Ölümsüzleştirildi
Demirören Yayınları tarafından hazırlanan 'Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi' adlı koleksiyon eser, Ayasofya'nın Bizans'tan Osmanlı'ya ve günümüze uzanan zengin tarihini, mimarisini ve kültürel birikimini mercek altına alıyor.

Türkiye'nin en önemli kültürel miraslarından biri olan Ayasofya'nın tarihini bilimsel veriler, özgün görseller ve arşiv belgeleriyle kayıt altına alan 'Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi' adlı kapsamlı bir koleksiyon eseri yayımlandı. Demirören Yayınları tarafından hazırlanan eser, Ayasofya'nın Bizans İmparatorluğu'ndan Osmanlı Devleti'ne ve günümüze uzanan uzun soluklu tarihsel yolculuğunu mimari, sanat tarihi ve kültürel miras perspektifiyle ele alıyor.
Ayasofya'nın Tarihsel Yolculuğu Kitapta Toplandı
Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak hazırlanan eser, Ayasofya'nın mimari özelliklerini, kubbesini, mozaiklerini, geçirdiği restorasyon süreçlerini ve yüzyıllar boyunca biriktirdiği manevi birikimi alanında uzman isimlerin katkılarıyla tek bir ciltte bir araya getiriyor. Eserin hazırlanma süreci ve içeriği hakkında bilgiler de sunuluyor. Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören'in kaleme aldığı sunuş yazısı da eserde yer alıyor.
Eserin merkezinde, Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'un fethiyle Ayasofya'yı camiye dönüştürme kararı bulunuyor. Ayrıca, 24 Temmuz 2020'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ayasofya'yı yeniden ibadete açması, yapının yakın tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olarak vurgulanıyor. Eserin, yeniden ibadete açılmasının yıl dönümüne yakın bir zamanda yayımlanması, bu tarihsel dönüşümün önemini bir kez daha pekiştiriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da esere bir takdim yazısı bulunuyor.
Kültürel Miras Gelecek Nesillere Aktarılıyor
Büyük boyutu, özenli baskısı ve zengin görsel içeriğiyle öne çıkan 'Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi', araştırmacılar, akademisyenler, sanat tarihçileri ve kültürel mirasa ilgi duyan okurlar için uzun yıllar başvurulacak bir referans kaynağı niteliği taşıyor. Demirören Yayınları, bu seçkin eserle Türkiye'nin kültürel mirasını uluslararası yayıncılık standartlarında kayıt altına alırken, Ayasofya'nın tarihini, mimarisini ve medeniyet birikimini gelecek kuşaklara aktaran kalıcı bir kültür hizmetine imza atıyor.

