Sivas Davası AİHM'de: 12 Yıllık AYM Bekleyişi Sonrası Tarihi Adım
Sivas Katliamı davası, Anayasa Mahkemesi'nin 12 yıldır süren sessizliği üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşındı. Mağdur aileler, 'insanlığa karşı suç' vurgusuyla zamanaşımı itirazında bulundu.

Sivas'ta 2 Temmuz 1993 tarihinde yaşanan ve 33 kişinin hayatını kaybettiği Madımak Oteli yangınıyla ilgili dava, iç hukuk yollarının tükenmesi üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşındı. Mağdur ailelerin avukatları, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) 12 yıldır karar vermemesini gerekçe göstererek AİHM'e başvuruda bulundu. Bu adım, adaletin tecellisi için tarihi bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
12 Yıllık AYM Süreci ve Hukuki Gerekçeler
Sivas Katliamı davasında faillerin cezalandırılmasına yönelik süreç, zaman içinde karmaşık bir hukuki zemine oturdu. Davanın bir bölümüyle ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvurular, 12 yıldır karara bağlanmadı. Mağdur ailelerin avukatları, bu uzun süren sessizliği iç hukuk yollarının tükendiği şeklinde yorumlayarak Strasbourg'daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurma kararı aldı. Avukatlar, yaptıkları başvuruda, Sivas olaylarının 'insanlığa karşı suç' niteliği taşıdığını ve bu tür suçlarda zamanaşımının uygulanamayacağını vurguluyor. Bu argümanla, AYM'nin karar vermediği dosyanın AİHM tarafından incelenmesi talep ediliyor.
AİHM Başvurusu ve Beklentiler
Sivas Madımak Oteli'nde yaşanan vahşet, Türkiye'nin yakın tarihinin en acı olaylarından biri olarak hafızalara kazındı. Yıllardır süren hukuki mücadelede, mağdur aileler ve yakınları adalet arayışını sürdürüyor. AYM'nin 12 yıllık bekleme süreci, adaletin gecikmesi olarak algılanırken, AİHM'e yapılan başvuru bu sürece yeni bir boyut kazandırdı. Avukatlar, AİHM'in dosyayı inceleyerek insan hakları ihlali kararı vermesini ve böylece faillerin nihai olarak hesap vermesini umuyor. Bu davanın AİHM'deki süreci, benzer insanlığa karşı suç davaları için de emsal teşkil edebilir.



