Dünya

BM: 2025'te 5.4 Milyon Kişi Yerinden Edildi

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), 2025 yılında şiddet ve zulümden kaçarak başka ülkelere sığınan kişi sayısının 5.4 milyona ulaştığını duyurdu. Bu rakam, küresel çapta artan yerinden edilme sorununa dikkat çekiyor.

Yönetici1 dakika okuma0 görüntülenme
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) binası önünde bir grup insan
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) binası önünde bir grup insan
Paylaş:

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), 2025 yılına ilişkin güncel verileri açıkladı. Kurumun raporuna göre, dünya genelinde 5.4 milyon kişi, yaşadıkları şiddet ve zulümden kaçarak başka ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Bu durum, küresel çapta yerinden edilme krizinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

BMMYK'nin raporunda yer alan bilgilere göre, çatışmalar, siyasi istikrarsızlıklar ve insan hakları ihlallerinin yoğun yaşandığı bölgelerden kaçan siviller, daha güvenli bir yaşam umuduyla komşu ülkelere veya daha uzak coğrafyalara göç ediyor. Rakamlar, uluslararası toplumun bu sorunlara yönelik daha etkin çözümler üretmesi gerektiği gerçeğini vurguluyor.

Raporda, yerinden edilen kişilerin büyük çoğunluğunun kadınlar ve çocuklardan oluştuğu belirtildi. Bu demografik yapı, mülteci kamplarında ve geçici yerleşim yerlerinde sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlere erişimde yaşanan zorlukları artırıyor. BMMYK, bu hassas gruplara yönelik acil insani yardımların sürdürülmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.

Kurum, aynı zamanda ev sahibi ülkelerin de artan mülteci nüfusu karşısında ciddi altyapı ve kaynak baskısı altında kaldığını belirtti. Bu bağlamda, uluslararası dayanışmanın ve mali desteğin artırılması çağrısı yapıldı. Mültecilerin kendi vatanlarına güvenli ve gönüllü geri dönüşlerinin sağlanabilmesi için barışçıl çözüm yollarının güçlendirilmesi gerektiği de raporda öne çıkan diğer bir başlık oldu.

BMMYK yetkilileri, 2025 yılı verilerinin, küresel ölçekte yerinden edilme eğiliminin devam ettiğini gösterdiğini kaydetti. Bu durumun, hem insani hem de siyasi açıdan uluslararası gündemde öncelikli olarak ele alınması gerektiğini vurguladılar.

Paylaş: